(818 S. K. m. 249, 250)
Dava : Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, 15.3.1999 tarihli sözleşme ile kiracı olan davalının 31.3.2002 tarihinde rıza dışı tadilat yapıp, eski haline getirmeden tahliye ettiğini bildirerek, davalının verdiği 2100 dolar teminatın mahsubu ile bakiye 4.054.774.356 TL.nın yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının rızası ile alınan tadilat projesine uygun tadilatların yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiş, karşı dava ile de ödediği 2100 dolar teminatın dolar faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine karşı davanın kabulü ile 2100 doların faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kiracı davalının mecura yaptırdığı tadilatları nedeniyle, Belediyece ceza tahakkuk ettirildiğini bildirmiş, davalı ise Belediye tarafından verilen cezanın Sulh Ceza Mahkemesince iptal edildiğini ve davacı ile aralarında düzenlenen sulh sözleşmesi ile tadilatlara muvafakat ettiğini açıklamıştır. Taraflar arasındaki 15.3.1999 tarihli kira sözleşmesinin 17. maddesi, "kiracı, kiralayanın yazılı muvafakatını almak ve tahliye anında eski haline getirmek şartı ile mecurda gerekli gördüğü, tadilatları yapabilir. Ancak kiralayandan bedel talep edemez" demektedir. 24.9.2001 tarihli taraflar arasında tanzim edilmiş olan sulh sözleşmesinin 1. maddesinde de, "kiralayan, kiracının, kiralananda yaptığı ve Sulh Ceza Mahkemesinin imar cezasına itiraz ile Sulh Hukuk Mahkemesinin tahliye davasına konu olan tadilata muvafakat ettiği ve bu muvafakatın sadece belirtilen işler için olup, adı geçen itirazlar ile tahliye davasının konusu dışındaki tadilatlarda 15.3.1999 tarihli kira sözleşmesindeki özel hükümlerin 17. maddesindeki kurallar geçerlidir" hükümleri kararlaştırılmış olup, kira sözleşmesinin 17. maddesindeki hükümler aynen saklı tutulmuştur. Buna göre davalı kiracının mecuru eski haline getirmesi gerekir. Davacının, mecuru mevcut hali ile yeniden kiraya vermesi, eski hale getirme talebinden vazgeçtiği anlamına gelmez. Ne var ki, eski hale getirme talebi kabul edilirken, davalı tarafından yapılan mecura zarar vermeden alıp götürebileceği imalatları alıp götürmesi gereğinin gözetilmesi gerekir. Mahkemece değinilen yönler gözetilerek, eski hale getirme için ne miktar gerektiği hususu değerlendirilerek depozitonun da mahsubu ile sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy