(1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Mustafa Safi Beşe gelmiş, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, eşi olan Nurcan A. muayene ve kürtaj olmak için davalı doktorun muayenesine gittiğini, davalının ikisi cerrahi, birisi ilaçla olmak üzere üç kez müdahale ettiği halde tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu eşinin 20.7.1997 tarihinde ölümüne neden olduğunu ileri sürerek, kendisi için 200.000.00 TL maddi, 200.000.000 TL manevi tazminat ve küçük oğlu Arman için 300.000.000 TL maddi, 300.000.000 TL manevi tazminat ile ölüm tarihinden itibaren 2.305.523.000 TL işlemiş faizin tahsilini istemiş, fazlaya ilişkin saklı tuttuğu haklar için 14.2.2001 tarihinde toplam 4.760.041.280 TL.nin tahsili için birleşen davasını açmıştır.
Davalı, asıl davanın reddini dilemiş, birleşen dava yönünden zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kabulü ile davacılar için toplam 1.000.000.000 TL maddi ve manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, ayrıca 2.305.523.000 TL işlemiş faizin tahsiline, birleşen dava yönünden ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacılar, dava açarken 1.000.000.000 TL tazminat ile beraber 2.305.523.000 TL işlemiş faizin de hüküm altına alınmasını isteyerek, işlemiş faiz miktarını da müddeabihe dahil etmişlerdir. Bu kalem istek kabul edildiğine göre davacı yararına vekalet ücreti belirlenirken toplam miktarın esas alınması gerektiği halde mahkemece eksik vekalet ücreti tayini usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.'nun 438/7. maddesi gereğidir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın Hüküm başlıklı kısmının 3 nolu bendinin D fıkrasının 2. satırında yazılı 100.000.000 rakamlarının karardan çıkartılmasına, yerine 324.441.840 rakamlarının yazılmasına, hükmün bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın onama harcından çıkartılmasıyla arta kalan 2.220.000 liranın temyiz edenden alınmasına, 13.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy