(4822 S. K. Geç. m. 1) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki iptal ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı Banka, ek kart hamili olan davalı Nurten Tozkoparan'ın kredi kartı kullanımı sonucu Bankaya olan borcunu ödeyemediğini, ek kart ve asıl kart hamili ile kefiller hakkında icra takibine geçildiğini, davalıların takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı Hasan Tozkoparan, asıl borçlu ek kart hamili olan eşi Nurten Tozkoparanın Tüketici Yasasında yapılan değişiklik nedeniyle bankaya başvurduğunu bildirerek, davanın reddi savunmuş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece takibin 1.629.927.949 TL. asıl alacak, 379.365.730 TL. işlemiş faiz ve BSMV olmak üzere toplam 2.009.293.679 TL. üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %210 oranında değişebilir temerrüt faizi uygulanmasına, hükmedilen alacağın %40 üzerinden hesaplanan 803.600.000 TL. icra inkar tazminatının davalılar Nurten ve Fuat'tan alınarak davacıya verilmesi, Ahmet çiftçi ve Necat Başar aleyhine açılmış olan dava sübuta ermediğinden reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hükmü temyiz eden davalı Ahmet Çiftçi ve Necat Başar hakkındaki açılan dava reddedildiğine göre hükmü temyiz etmelerinde hukuku yararları bulunmadığından temyiz dilekçelerinin reddi gerekir.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Nurten ve Hasan Tozkoparan'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3- Davacı, davalıların kredi kartının kullanımından doğan borçlarını ödemedikleri bu nedenle 7.8.2001 tarihli ihtarname keşide edildiği, ihtarnamede öngörülen sürede borç ödenmediğinden alacağın tahsili için girişilen takibe itiraz edildiğinden bahisle, vaki itirazın iptali için bu davayı açmıştır. Davalı Hasan Tozkoparan takibe konu borcun ek kart hamili olan eşi Nurten'e ait olduğunu, 4822 sayılı yasadan yararlanmak için Bankaya başvuruda bulunduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanabilmek için, her şeyden önce borcun kredi veren ile kredi kullanan tüketici arasında kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesi ve bu sözleşmeye dayanılarak verilen kredi kartı ile kredi müşterisinin alışveriş yapması ve nakit para çekmesinden kaynaklanmalıdır. Ayrıca kredi kartını kullanan tüketicinin, bu yasanın yayınlanmasından önce temerrüde düşmesi, ödenmeyen kredi kartı borcu nedeniyle hakkında icra takibi aşamasına gelinmesi veya icra takibi yapılması ve yasanın yayınlandığı tarihten itibaren 30 gün içinde kredi kartı veren kuruluşa yazılı başvurusunun bulunması gerekir.
Yasanın uygulamasında öncelikle temerrüt tarihinin belirlenmesi önemlidir. Kural olarak Borçlar Kanununun 101. maddesine göre, kesin vadeli sözleşmelerde temerrüt tarihi sözleşmede belirtilen günün hitamı ile gerçekleşir. Banka tarafından gönderilen son hesap özetinde ödeme günü belirtilmekte ise de, bu ödeme gününde borcun tamamı değil belli bir kısmının ödenmesi gerektiği bildirildiğinden, borcun tamamının ödenmesi gerektiği bildirilmediğinden, kredi kartı borçları, Borçlar Kanunun 101/2. maddesinde öngörülen, miktarı önceden belli olan kesin vadeli borç niteliğinde değildir. Bu nedenle kredi kartı borçlarında temerrüt tarihi bakımından, anılan maddenin uygulanması mümkün değildir. Kredi kartının bu özelliği nedeniyle, borçlunun temerrüdü, banka tarafından akdi ilişkinin sona erdirilip hesap kat edildikten sonra, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmiş ise, bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. Banka tarafından kredi borçlusuna ihtarname gönderilmemiş ise, kredi borçlusunun gönderilen son hesap ekstresinde belirtilen tarihte istenen asgari miktarı ödememesi nedeniyle, bu tarih itibariyle ödenmeyen kredi kartı borcu icra takibi aşamasına geldiğinden, bankaca hesabın kat edildiği tarih, şayet hesap kat edilmemiş ise, gönderilen son hesap ekstresindeki belirtilen ödeme tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulü gerekir. Bu şekilde belirlenecek temerrüt tarihindeki, asıl alacak + akdi faizden oluşan ana alacağa, temerrüt tarihinden bankaya başvuru tarihine kadar yıllık %50 faiz uygulanacaktır. Bu biçimde oluşan toplam alacağa 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi, icra takibi varsa tahsil harcı, icra masrafları, faizin vergisi ve avukatlık ücretini ortadan kaldırmadığından, asıl alacak ve akdi faizden oluşan ana para alacağına yıllık %50 gecikme faizi uygulandıktan sonra, Banka Sigorta Mevduatı Vergisi uygulanmak, varsa icra takibinde istenen miktarı geçmemek üzere tahsil harcı, icra masrafları, avukatlık ücreti ve faizin Banka Sigorta Mevduatı Vergisini borca ilave etmek, bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemelerinde, Borçlar Kanununun 84. maddesi nazara alınarak ödeme tarihi itibariyle borçtan ( temerrüt tarihindeki ana paradan ) mahsup edilmeli ve kalan toplam alacak tutarı 12 eşit takside bölünmelidir.
Somut olayımızda, davalıların, 4822 sayılı yasanın yayımlanmasından önce, davalı bankanın gönderdiği 7.8.2001 tarihli ihtarın 17.8.2001 tarihinde tebliği verilen üç günlük sürenin dolması ile 21.8.2001 tarihinde temerrüde düştüğü, hakkında 24.8.2001 tarihinde icra takibine geçildiği, 4822 sayılı yasadan faydalanmak üzere 11.4.2003 tarihli ihtarla bankaya başvurduğu, davacının gönderdiği ödeme planını da yasada öngörülen koşullara uygun olmadığı iddiasıyla imzalamadıkları anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalardan davalının temerrüdünün gerçekleştiği 21.8.2001 tarihinden, 11.4.2003 tarihli davalının bankaya gönderdiği ihtarın tebliğ tarihine kadar ana borca %50 faiz yürütülmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalılar Ahmet çiftçi ve Necat Başar'ın temyiz dilekçelerinin reddine, 2.bentte açıklanan nedenle davalılar Nurten ve Hasan Tozkoparan'ın diğer temyiz itirazlarının reddine, 3.bentte açıklanan nedenle kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.6.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy