(818 S. K. m. 198, 217)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalı tarafından Eryaman 4. Etap Konutlarının 1995 yılında satışa sunulduğunu, düzenlenen sözleşmeyle satışın gerçekleştiğini, ancak konutlara ait ortak kullanım alanlarında önemli yapı eksiklikleri ve kusurlar bulunduğunu, keşide edilen ihtarnameye rağmen giderilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 17.000.000.000TL. nin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 17.000.000.000TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacılar tarafından satın alınan taşınmazda, ortak kullanım alanlarında, mevcut eksik ve kusurlar nedeniyle tazminat isteğine ilişkindir. BK. 217 maddesi yolu ile taşınmaz satışlarında da uygulanan BK. 198. maddesi hükmü gereğince, alıcı, satın aldığı taşınmazı teslim aldığı tarihten itibaren en kısa süre içerisinde olanak bulup bulmaz incelemek ve satıcının yükümlülüğü (tekeffülü) altında olan bir ayıp gördüğü zaman bunu derhal satıcıya ihbar etmesi gerekir. Bunu ihmal ettiği takdirde, alıcı satılanı bu hali ile kabul etmiş sayılır. Adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp sonradan çıkarsa, bunu da derhal satıcıya haber vermek zorunluluğundadır.
Taşınmazların, davacılara hangi tarihte teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamı içerisinde, yazılı bir delil bulunmamaktadır. Davalı savunmasında, konutların 1997 yılı sonundan itibaren hak sahiplerine teslim edilmeye başlandığını bildirmiştir. Davacılar, 16.3.1999 tarihinde delil tespiti yaptırarak, eksik ve kusurlu imalatları tespit ettirmişler ve tespit raporu davalıya 20.5.1999 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ayrıca durumu 18.9.1999 tarihli ihtarname ile de, davalıya bildirmişlerdir. Bu davayı ise, iki yıl geçtikten sonra 30.11.2001 tarihinde açmışlardır.
Mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli değildir. Yukarıda anılan yasa maddesi (BK. 198. md) doğrultusunda, bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Öncelikle taraflardan, dairelerin davacılara hangi tarihte teslim edildiğinin varsa teslime ilişkin tutanakların, mahkemeye ibrazı istenmelidir. BK. 198. md. hükmü uyarınca, davacılar teslim aldıkları sırada, mevcut bulunan görünür ayıpları, ileri sürmemeleri halinde bunları kabul etmiş sayılırlar. O halde mahkemece yapılacak iş; yeniden uzman bilirkişiler aracılığıyla inceleme yaptırılıp, bu davada talep ettikleri ayıplı ve eksik işlerden hangilerinin ayıplı ve eksik işler olduğu, hangilerinin açık ayıp, hangilerinin gizli ayıp niteliğinde olduğu ayrı ayrı tespit edilerek, teslim tutanaklarında eksik ve ayıplı işler belirtilmiş ise; onlar ile sonradan ortaya çıkan gizli ayıplardan dolayı tazminata hükmetmek ve teslim tutanaklarında belirtilmeyen, diğer açık ayıplara ilişkin tazminat talebini ise reddetmekten ibarettir.
Mahkemece, bu yönlerden gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy