(818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, mülkiyeti davalılara ait taşınmazda 1990 yılından beri kiracı olarak bulunduğunu, harap vaziyette kendisine kiralanan taşınmazın davalıların rızası ile ara duvarlarını kaldırıp, kahvehane haline getirdiğini, kalorifer ve elektrik tesisatı yaptırdığını, davalıların aldıkları mahkeme kararına dayanarak kendisini tahliye ettirdiklerini, yaptırdığı tespit göre kiralanana 2.373.000.000TL. zaruri ve faydalı masraf yaptığını ileri sürerek bu paranın tahsiline karar verilmesi istemiştir.
Davalılar, kiralananın da içinde bulunduğu binada önemli tadilat ve tamirat yapacaklarını, bu nedenle aldıkları mahkeme kararı ile davalının tahliyesini sağladıklarını, yapılan masrafın faydalı ve zaruri masraflardan olmadığını, yaptığı imalatları söküp götürebileceğini savunarak davının reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, tanık anlatımları ve bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan kira sözleşmesinde kiralananın tahliyesi halinde davacının yaptığı imalat bedelinden davalıların sorumlu olacakları yönünde bir hüküm yoktur. Toplanan delillerden davacının kendi mesleğini icra edebilmek için kiralananda bir kısım değişiklik ve imalat yaptığı, davalıların da daha sonra kiralananın da içinde bulunduğu binada önemli tadilat ve tamirat yapabilmeleri için mahkemeden karar aldıkları, davacının da içinde bulunduğu tüm kiracılarının tahliyelerini sağladıkları ve halen tadilatın ve tamiratın devam ettiği toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, kendi mesleğinin icrası için yaptığı masraf bedelini istemeyeceği gibi, tahliyesinden sonra yapılan imalatları davalıların benimsediğinden ve böylece benimsenen imalatlardan dolayı sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince davacının talepte bulunabileceğinden de söz edilemez. Bu durumda mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy