(1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı Sarp Derinsu avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat İlhan Bozcalı ile davacı vekili avukat Beyhan Aslan'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile 1992 yılından bu yana evli olduklarını, halen boşanma davalarının devam ettiğini, evlilik birliği dönemlerinde müşterek kazançları ile mülkiyeti davalıya ait bulunan Narlıderedeki arsa üzerine bir triblex ev yaptıklarını, bundan ayrı olarak davalının Foça ilçesinde bir yapı kooperatifine üye olduğunu, bu kooperatif aidatlarını da birlikte ödemelerine rağmen dairenin tapusunun da davalı adına verildiğini, davalının alkole bağımlılığı nedeniyle siroz hastalığına yakalandığını, son dönem ödemelerinin çoğunu kendisinin yaptığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle triblex ev için 25.000.000.000 TL., Foça'daki daire için de 5.000.000.000 TL. katkı payı ile 10.000.000.000 TL. manevi tazminatın tahsilini istemiş; bilirkişi raporunun ibrazından sonra da maddi tazminata ilişkin olarak davasını ıslah etmek suretiyle toplam 52.605.500.000 TL.nın ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının her iki taşınmaza da katkısının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiş; karşı davasında da 1.000.000.000 TL. manevi tazminatın tahsilini istemiş yargılama süresinde davalının vefatı üzerine mirasçısı oğlu davaya dahil edilmiş; taraf teşkili sağlanarak dava yürütülmüştür.
Mahkemece, 19.9.2002 tarihli ek bilirkişi raporundaki katkı payları oranı dışındaki bir kısım veriler esas alınmak ve her iki tarafın evlilik birliği dönemi içinde kalan süre içerisinde taşınmazlara katkılarının %50'şer oranında olduğu kabul edilmek suretiyle her iki bağımsız bölüme davacının toplam katkısının 31.312.750.000 TL. olduğu kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden davacının maddi tazminat isteğinin kabulüne, tarafların manevi tazminat isteklerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Hükme esas alınan 19.9.2002 tarihli ek bilirkişi raporunda Narlıdere'deki evin keşif tarihindeki sürüm değeri 46.125.000.000 TL. olarak belirlendikten sonra tarafların kazançlarına göre davacının bu eve katkısının %84 olduğu ve bu orana göre davacının anılan eve katkısının 38.745.500.000 TL. olduğu belirlenmiş; Foça'daki dairenin sürüm değeri 25.000.000.000 TL. olarak belirlenmiş; %84 katkı oranına göre de davacının katkısı 13.860.000.000 TL. kabul edilmiş; neticede her iki taşınmaz için %84 oranına göre davacının toplam katkısı 52.605.500.000 TL., davalının katkı payı da %16 oranına göre 10.020.000.000 TL. olarak bulunmuştur. Mahkemece ise bilirkişi raporundaki bu verilere yanlış anlam vermek suretiyle Narlıdere'deki evin değerini 52.605.500.000 TL., Foça'daki dairenin değerini de 10.010.000.000 TL. olarak kabul etmiş ve kabul ettiği bu değerlerin (tarafların katkı paylarının %50 şer oranında olması gerektiği gerekçesi ile) toplamının yarısı olan 31.312.750.000 TL. katkı payının tahsiline karar vermiş, davacı da taşınmazların değerlerine ve katkı payı oranlarına ilişkin mahkeme gerekçesini temyiz etmemek suretiyle benimsemiştir. Az yukarıda açıklanan ve hükme esas alınan bilirkişi raporundaki veriler hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi mahkemece de yanlış yorumlanıp bu verilere farklı bir anlam verildiğinden kurulan hüküm hatalıdır. Bu durumda mahkemece, konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulu aracılığı ile mahallinde keşif yapılarak her iki taşınmazın dava tarihi itibariyle gerçek sürüm değerleri (özellikle Foça'daki daire için davalının davacı ile evlenmeden önce dava dışı Yapı Kooperatifine yaptığı ödemeler de göz önünde bulundurulmak suretiyle) ayrı ayrı belirlenmeli, belirlenen bu değerler 19.9.2002 tarihli ek bilirkişi raporunda Narlıdere'deki ev için belirlenen 46.125.000.000 TL. dan ve Foça'daki daire için mahkemenin kabul ettiği 10.010.000.000 TL. den az ise bulunan miktarların yarısının davacının katkı payı olduğu kabul edilmeli, aksi halde davalının usulü kazanılmış hakkı da göz önünde bulundurulmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Bu hususun göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması,
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 17.60.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy