(1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, 9.3.1999 tarihinde davalılardan G. A.Ş.den araç satın aldığını, ancak garanti süresi içinde başlayan ve bu sürenin bitiminden sonra da devam eden arızalar nedeniyle müteaddit defolar servise müracaat ettiğini, ancak arızanın giderilemediğini, ayrıca aracın değiştirilen debriyaj setinin garanti süresi içinde arızalanması sonucu tekrar değiştirilmesine rağmen kendisinden 681.000.000TL. para alındığını, araçtan faydalanamamanın süreklilik arzettiğini ileri sürerek aracın yenisi ile değiştirilmesini, bunun mümkün olmaması halinde 10.000.000.000 TL. değer kaybı ile 681.000.000 TL. tamir masrafının 21.2.2001 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılar müştereken verdikleri cevap dilekçelerinde, dava zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalılardan G. A.Ş.ne husumet yöneltilemeyeceğine, gizli ayıp bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacı istemlerinden değiştirme ve değer indirimi talebinin zamanaşımına uğradığı, G. A.Ş.ne husumet düşmeyeceği, davacının 681.000.000 TL.nın iadesine dair talebinde haklı olduğu gerekçesiyle, G. A.Ş. hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar D. A.Ş. ve G. Oto A.Ş. hakkındaki aracın değişimi ve bedel indirimi taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine, 681.000.000 TL.nın 21.2.2002 tarihinden itibaren D. A.Ş. ve G. Oto A.Ş. den reeskont faiziyle birlikte tahsiline hükmedilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkeme kararının gerekçesinde de açıklandığı üzere, davacı diğer talepleriyle birlikte ödediği 681.000.000 TL.nın iadesini 21.2.2001 tarihli ihtarname ile davalılardan istemiş ve ihtarname davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Bu durumda davalılar ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 26.2.2001 tarihinde temerrüde düşmüşlerdir. Mahkemece bu yön gözetilerek 681.000.000 TL.na 26.2.2001 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken 21.2.2002 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün 3 numaralı bendinin üçüncü satırında yer alan (21.2.2002) rakamlarının karardan çıkartılarak, yerine aynen (26.2.2001) rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle onanmasına, 23.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy