(4721 S. K. m. 763) (1086 S. K. m. 289)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının imalathanesinde kullanmak ve oluşan kardan % 25 pay verilmesi karşılığında 30.9.1995 tarihinde ambalaj makinesini alıp davalıya teslim ettiğini, bir yıl boyunca kardan pay aldığını ancak 1997 yılında davalının makineyi da alarak kaybolduğunu, Haziran 2001 tarihinde adresini tespit ettiğini bildirerek amortisman değeri ve kar payı olarak 3.000.000.000 TL ile makinenin teslimini talep etmiş daha sonra alacak talebini atiye bırakarak sadece makinenin teslimini talep etmiştir.
Davalı, davacının borcuna karşılık kendisine dava konusu makinenin verildiğini, ancak faturanın davacı adına kesildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, makinenin davacıya teslimine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olayda davacı, davalı yanın kendisine borcu olup ödeyemediğini, satışlarında iyi olması nedeniyle üretimi artırmak ve böylece borcun ödenmesini sağlayıp, oluşan kardan da pay almak üzere davalıya makine teslim ettiğini bildirmiş, davalı ise davacıya borcu olmadığını, aksine davacının kendisine borcu olup ödeyemediğini, borcuna karşılık bu makineyi alıp verdiğini, kardan pay verilmesi şeklinde bir anlaşma olmadığını bildirerek davacı iddialarını inkar etmiştir. Uyuşmazlığa konu teşkil eden makine menkul niteliğinde olup MK. nun 763. maddesi gereğince zilyetlik karinesinden menkul malı elinde bulunduran davalı istifada eder.
Menkullerden mülkiyetin intikali için teslimin gerekeceği de aynı yasanın 763. maddesi hükmü gereğidir. Menkul niteliğinde bulunan makinenin davacı tarafından davalıya teslimi ve halen zilyetliğinin de devredilmesi karşısında yasanın zilyet davalı lehine koyduğu karinenin aksinin davacı tarafından kanıtlanması gerekir. Müddeabihin miktarı itibariyle olayın tanıkla ispatına olanak yoktur. Davalının tanık dinlenmesi isteğine de HMUK 289. maddesi uyarınca yöntemine uygun olarak açık onayı da alınmış değildir. Ayrıca dava konusu makineye ait faturanın davacı adına olması mülkiyete karine ise de davacı tarafından davalıya devredildiğinden salt faturanın davacı adına olması da mülkiyetinin davacıya ait olduğunun delili olamaz. Bu nedenle olayda fatura ve tanık deliliyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Bu itibarla davacıdan iddiasını doğrulayan delillerini yeminde dahil olmak üzere sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy