(818 S. K. m. 538, 539)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıyla 2001 yılının Şubat ayında süs bitkisi alıp satmaları konusunda bir adi ortaklık kurduklarını, bu amaçla S İlçesinden getirdikleri süs bitkilerini davalının serasına koyduklarını, bakımını birlikte yaptıklarını, ortaklık paylarının yarı yarıya olmasına rağmen kendisinin davalıdan 352.500.000TL. daha fazla masraf yaptığını, davalı ile aralarında uyuşmazlık çıktığını onunda süs bitkilerini akrabasına kaçırdığını, tespit yaptırdığını ileri sürerek ortaklığa konu süs bitkilerinin yarısının tarafına teslimini ve 352.500.000TL. alacağın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş; birleşen davasında da tespiti yapılıp ortaklığa konu olan süs bitkilerine bir yıldır kendisinin bakıp toplam 2.125.000.000TL. masraf yaptığını, bunun yarısından davacının sorumlu olduğunu ayrıca 50 adet süs bitkisini davacının satmasına rağmen bedelini ödemediğini ileri sürerek ortaklığın fesih ve tasfiyesine, yaptığı masrafların yarısının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tespit raporunda ve sonradan alınan 28.3.2002 tarihli raporda belirlenen süs bitkilerinin ½ sinin davacıya, ½ sinin de davalıya ait olduğunun tespitine, tarafların alacağa ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Tarafların ortaklığa konu 2586 adet süs bitkisini birlikte aldıklarında, alınan bu bitkilerden 50 adet elvadin cinsi bitkinin davacı-karşı davalı tarafından satılıp bedelinin kendisinde kaldığında, bakiye 2536 adet bitkiye halen davalı tarafından bakıldığında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, ortaklığa her bir tarafın koyduğu sermaye miktarında ve bitkilere yapılan bakım masraflarında toplanmaktadır. Davacı, her ne kadar bitkileri alırken davalı-karşı davacıdan daha fazla masraf yaptığını ileri sürerek alacak talebinde bulunmuş, davalı-karşı davacı da ortaklığa konu bitkilere yaptığı bakım masrafını istemiş ise de, toplanan delillerden tarafların birbirlerine olan güvenlerini yitirdikleri ve ortaklığın devamına olanak kalmadığı toplanan delillerden anlaşıldığından ortaklığın fesih ve tasfiyesi, tarafların az yukarıda açıklanan taleplerinin de tasfiye aşamasında değerlendirilmesi zorunludur. Öyle ise mahkemece, her bir ortaktan ortaklığa koyduğu sermaye ve ortaklığa yaptığı masraf konusunda hesap listesi istenmeli, bu liste üzerinde uyuşup, uyuşmadıkları noktalar saptanmalı, uyuşmadıkları noktalarda delilleri sorulup toplanmalı, böylece her bir tarafın ortaklığa koyduğu sermaye miktarı ve yaptığı masraf belirlenmeli, süs bitkilerinin bakım masraflarının davalı-karşı davacı yanca karşılandığı, dosya içindeki bilirkişi raporuna göre bunun 1.075.000.000TL. olduğu ve bu miktarı da davalı-karşı davacının kabul ettiği, ayrıca davacının da 50 adet süs bitkisini satıp, bedelini kendisinin aldığı hususu da göz önünde bulundurulmak suretiyle ortaklığın aktifi ve pasifi, aktifin paraya çevrilme biçimi belirlenmeli, elde edilecek tutardan varsa öncelikle üçüncü kişilere olan ortaklık borcu ödenmeli, bundan sonra ortaklardan her birinin ortaklığa koyduğu sermaye ve ortaklık için yaptıkları masraf hesaplanarak kendilerine iade edilmeli, daha sonra da varsa kalan miktar ½ oranına göre taraflara pay edilmeli, böylece tasfiye sağlanmalıdır. Mahkemenin bu hususları göz ardı ederek yazılı gerekçe ile hüküm kurmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın her iki taraf yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy