(818 S. K. m. 355) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Şevket K. gelmiş diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar : Davacı, davalılardan Yılmaz C.'in müteahit sıfatıyla dava dışı arsa sahipleri ile yaptığı sözleşme uyarınca kendisine isabet eden bağımsız bölümü diğer davalılara haricen sattığını, kendisinin de bu bağımsız bölümü davalı Yılmaz'ın sattığı diğer davalılar Musa İ. ve Hüseyin Y.'dan harici sözleşme ile satın alıp bedelini ödediğini, akabinde davalı Yılmaz'ın tapu kaydını kendisine devrettiğini, haricen düzenlenen sözleşmede dairenin 31.5.2000 tarihinde anahtar teslimi olarak tesliminin kararlaştırıldığını, ancak şimdiye kadar teslim edilmediğini, tespit bilirkişisi raporunda eksik işlerin belirlendiğini ileri sürerek eksik iş bedeli 6.585.000.000TL. ile bu miktarın dava tarihine kadar işlemiş yasal faizi 6.749.625.000TL: ve ihtarname masrafı olmak üzere toplam 13.373.687.000 TL. nin yasal faiziyle davalılardan birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı Yılmaz C., daireyi inşaatın mermer işlerinin yapılması karşılığında diğer davalılara verdiğini, davacının da bu davalılardan daire aldığını, ancak diğer davalıların taahhüt ettikleri mermer işlerini yapmadığını, inşaatın yapımına devam ettiğini savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalılar ise davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece; davalıların davacıya karşı ne oranda sorumlu olduklarının, davacının ne tür eksikliklerden dolayı talepte bulunabileceğinin açık olarak tespit edilemediği, sözleşmenin geçerli olmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taşınmaz satışına ilişkin satışların geçerlilik koşulu resmi şekle tabidir. Davacı, dosyada mübrez haricen düzenlenen sözleşmeye göre yüklenici davalı Yılmaz'ın iş karşılığı diğer davalılara sattığı bağımsız bölümü satın almış, yüklenici davalı Yılmaz'da kat i ferağını vermek suretiyle taşınmazın mülkiyetini davacıya devir etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmede yazılı eksik iş bedelleri ile bu bedelin teslim tarihinden itibaren işlemiş faizinden kaynaklanmaktadır. Dosya da bulunan harici sözleşmedeki yükümlülükleri davacının bayileri olan davalılar Musa İ. ve Hüseyin Y. ile yüklenici davalı üstlenmiştir. Yüklenici tarafından taşınmazın kati ferağı verilerek taşınmaz davacı adına tescil edildiğine göre davalıların harici sözleşme ile üstlendikleri yükümlülükler geçerli hale gelmiştir. Davacı bu sözleşmeye dayanarak davalıların hepsinden talepte bulunma hakkına sahiptir. Başka bir değişle davalıların hepsi sözleşme uyarınca davacıya karşı sorumludurlar. Taraflar arasında düzenlenen harici sözleşmede dairenin ne şekilde ve hangi tarihte teslim edileceği kararlaştırılmıştır. Mahkemece haricen düzenlenen bu sözleşme esas alınarak davacının talep edebileceği hususlar ve miktarlar gerekirse konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak belirlenmeli ve hasıl olacak sonuca uygun karar verilmelidir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 24.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy