(1086 S. K. m. 290, 293)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davalı vekili avukat Himmet Kuşcu gelmiş sair taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalılardan Ahmet ile 1997 yılında evlendiklerini, çeyiz eşya senedinde yazılı eşyaların kendisine verildiğini, davalıların evlendikten üç ay sonra ziynet eşyalarını da alarak, kendisini evden kovduklarını ileri sürerek, eşya senedi ile verilmiş olan eşyaların aynen, olmadığı taktirde bedeli olan 5.872.000.000TL.nin dava gününden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasını istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, çeyiz senedindeki yüzük, küpe ve saat ile ilgili taleplerin vazgeçme sebebiyle reddine, davacıya ilişkin olduğu kabul edilen ve bilirkişi raporunda belirtilen eşyaların davacıya aynen iadesine, iade edilmediği taktirde bedeli olan 126.250.000TL.nin dava gününden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, 10 adet burma bilezik ve 22 ayar set takımının davacıya aynen iadesine, iade edilmediği taktirde, dava tarihindeki değeri 1.340.000.000TL.'nin dava gününden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı Ahmet Ulusoy'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı Yıldız Ulusoy hakkındaki davanın husumet sebebi ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı Ahmet Ulusoy tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Ahmet Ulusoy'un tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı ile davalı Ahmet'in 1997 yılında evlendikleri ve bu sebeple aralarında çeyiz eşya senedi düzenlendiği uyuşmazlık konusu değildir. Senette, on altı kalem halinde gösterilen çeyiz eşya ve takıların davacıya teslim edildiği ve bunların tamamının davacıya ilişkin olacağı, her hangi bir anlaşmazlık durumunda, bu takılar ve eşyaların aynen davacıya teslim edileceği, eşya ve takılarda eksilme olduğunda, o günkü piyasa şartlarına göre alınarak teslim edileceği kararlaştırılmıştır. Bu kararlaştırma tarafları bağlar.
Mahkemece, tarafların karı koca olmaları sebebiyle HUMK. nun 293/1 maddesine göre olayda tanık dinlenerek ve bu tanık beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Oysa karı koca arasında bu konuda bir senet düzenlenmiş olduğundan bu senede karşı ileri sürülecek savunmalar HUMK. nun 290. maddesi uyarınca tanıkla ispat edilemez. Bu sebeple de dinlenen tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilemez. Senede karşı ileri sürülecek savunmaları ancak senet ile ispat edilebilir. O durumda liste de yazılı eşyaların tamamının davacıya ilişkin olduğu kabul edildiğine ve bu senedinde sahteliği ispat edilemediğine göre, mahkemece yapılacak iş; senette yazılı olan eşyaların aynen olmadığı taktirde dava tarihindeki değerleri uzman bilirkişi marifetiyle tesbit edilerek, gerek tefhim edilen ve gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyaların cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak şekilde belirtilmesinden ibarettir. Mahkemece, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda açıklanan 1.bent gereğince davalının tüm, davacının sair temyiz itirazının reddine, temyiz edilen kararın 2.bentte açıklanan sebeple davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 20.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy