(818 S. K. m. 101) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı İzzettin Şimşek avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı şirketin adına trafikte kayıtlı bulunan aracı diğer davalı İzzettin Şimşek'ten satın aldığını, daha sonra davalı Bülent Şimşek'in aracılığı ile davalı şirket yetkilisinin aracın kat'i satışını yaptığını, aracın kendisine teslim edilmesinden sonra yaptığı incelemede araçta gizli ayıplar bulunduğunu tesbit ettiğini, aracın hava yastıklarının patlak olmasına rağmen çalışıyor görüntüsü vermek için şarj motoruna bağlandığının belirlendiğini ileri sürerek aracın satış bedelinden 4.500.000.000 TL indirilerek bu miktar ile ayrıca 1.500.000.000 TL zararının da davalılardan faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiş, diğer davalılar ise davacının aracı muayene ederek teslim aldığını, kendilerine husumet düşmeyeceğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle, davalı Bülent Şimşek yönünden açılan davanın reddine, 2.531.962.400 TL ayıp bedelinin tesbit bilirkişi raporunun tebliğ tarihi olan 20.9.2001 tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalı şirket ve İzzetin Şimşek'ten tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı İzzettin Şimşek tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı İzzettin Şimşek'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- B.K.nun 101. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur. Dava tarihinden önce davalının temerrüdü düşürüldüğü iddia ve ispat edilmemiştir. Delil tesbiti niteliğindeki tesbit bilirkişi raporunun davalıya tebliği davalıyı temerrüde düşürecek nitelikte değildir. Mahkemece bu yön gözetilerek faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihinin alınması gerekirken yazılı şekilde faizin başlangıcı olarak tesbit bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edildiği tarihin esas alınması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci bendinin üçüncü satırında yer alan (tesbit raporunun davalı tarafa tebliğ edildiği 20.9.2001) söz ve rakamlarının karardan çıkartılarak yerine aynen (dava tarihinden 24.10.2001) sözlerinin ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy