(818 S. K. m. 61, 189) (1086 S. K. m. 79)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan 18.5.2001 tarihinde 1.750.000.000 TL.ye 1 adet Helman yıkama makinesi, 1 adet aro yağlama makinesi, 1 adet Roventa süpürge, 1 adet kompresörü dükkanı ile birlikte satın aldığını, ne varki davalının bankaya olan borçları nedeni ile satışa konu olan eşyalarının haczedildiğini ileri sürerek bunların iadesi, olmadığı taktirde ödediği bedelin ödetilmesini istemiştir.
Davalı, yazılı cevap vermemiş, yargılama aşamasındaki açıklamasında ise, malzemeleri ve dükkanı davacının kocası Hüseyin S.'a 1.750.000.000 TL.ye satıp devrettiğini, davacıya satmadığını kredi kartı borçları nedeni ile Ziraat Bankası ve Halk Bankası tarafından bunların haczedildiğini, davayı kabul etmediğini açıklayarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dosyada yer alan 18.5.2001 tarihli satış mukavelesi başlıklı belgede birer adet helman yıkama makinesi, aro yıkama makinesi, Rowenta süpürge 500 LT, kompresörün davalı tarafından davacıya satıldığı açık ve belirgindir. Esasen bu yön mahkemenin de kabulünde olup satılan bu eşyanın davacıya devrine ilişkin yerel mahkeme kararı gerekçesi davalı tarafından temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir. Şu hale göre, malların davalı tarafından davacıya satılıp teslim edildiği ve dolayısıyla uyuşmazlık konusu olmayan satış bedelinin tamamının da davalı tarafından alındığının kabulü zorunlu hale getirir. Somut olayda satışa konu olan bu eşyanın dava dışı Halk Bankası ile Ziraat Bankasının davalıdan alacaklarından kaynaklanan verilen ihtiyati haciz sonucu haczedildiği ve haczin icrayı hacze dönüştüğü dosyadaki getirtilen icra dosyalarından anlaşılmaktadır. Bir olayda maddi vakıaları bildirmek taraflara, bunların hukuki nitelendirmelerini yapmak ise hakime aittir. BK.nun 189. maddesinde tanımı yapılan zapta karşı tekeffül satıcının sattığı bir mala 3. bir şahsın hiçbir hakkının taalluk etmediğini, taahhüt eylemesi ve eğer 3. şahıs malı zaptedecek olursa veya alıcının mülkiyet hakkını ihlal edecek şekilde bir hak iddia ederse satıcının bundan sorumlu tutulmasıdır. Oysa somut olayda dava dışı ve davalının başka bir borcundan dolayı alacaklısı olan bankalar haczedilen mallarda sözleşmeden önceki veya sözleşme sırasındaki sebebe dayanarak herhangi bir hak talep etmemişlerdir. Adı geçen bankalar malları davalıdan olan alacaklarını tahsil amacıyla ve davalıya ait olduğu zannı ile haczettirmişlerdir. Bu durumda davacı kendi mallarının haczettiren bankalara karşı istihkak iddiasında bulunabileceği gibi sözleşmede taraf olan akidi olan davalıdan da sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istekte de bulunabilir. HUMK. nun 79. maddesi gereğince hiç kimse kendisine ait olan bir davayı açmaya zorlanamaz. Davacı eldeki davayı satış sözleşmesinde akidi olan davalıya karşı açtığına göre bunun BK.nun 61. ve sonraki maddelerinde tanımı yapılan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Sebepsiz zenginleşme davalının malvarlığında bir zenginleşmenin meydana gelmesi şeklinde olabileceği gibi malvarlığının azalmasının önlenmesi şeklinde de olabilir. Davalı bankalarca haczedilen menkul niteliğindeki mallar değeri kadar davalıyı borcundan kurtarmış olup, davalı kurtarıldığı bu borç oranında sebepsiz zenginleşmiştir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek gerekli araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken hukuki nitelemede yanılgıya düşülmek sureti ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Hükmün bozulmasını gerektirir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy