(818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı eşiyle birlikte pratisyen hekim olarak çalıştıkları esnada kendi birikimleri, kooperatif hissesi satışı ve ailesinden aldığı yardımla alınan dava konusu dairenin davalı adına tapulu olduğunu bildirerek, keşifte belirlenecek değerinin dava tarihinden reeskont faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazın kendi birikimleri, muayenehane geliri, kooperatif hissesi satışı ve aile yardımı ile aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 21.128.571.428 TL davacı katkısının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Tarafların 1996 yılında evlendikleri, pratisyen hekim olarak görev yaptıkları, ortak muayenehanelerinin bulunduğu, her iki tarafından D. Yapı Kooperatifinde hisselerinin bulunduğu ve eşit bedelle dava konusu taşınmazı almak için sattıkları davacının annesinden 1.700.000.000 TL yardım aldığı, davalının da Kıbrıs' ta ki taşınmazından kira geliri olduğu tüm bu birikimler ile dava konusu taşınmazın alındığı ve davalı adına tapuya tescil edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı taşınmaz için ayrıca döviz verdiğini bildirmiş ise de, satıcı tanık E. Demir, 3.000.000.000 TL. kooperatif borcundan 1.700.000.000 TL. lik kısım davacının annesinin hesabından çekilip, bakiyenin ise taraflarca birlikte döviz olarak ödendiğini, diğer davalı tanıkları beyanlarına göre de kooperatif borçlarının birlikte ödendiği beyan edilmekle davacının davalıdan ayrı olarak dövizle ödeme yaptığı hususları da ispat edilememiştir. Buna göre, tarafların gelirleri, statüleri, şahsı malvarlıkları ve ailelerinden aldıkları yardımlar çerçevesinde dava konusu taşınmazın alımı konusunda taraflarının katkılarının eşit olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden 1/2 katkı payı bedeli karşılığının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklana nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy