(2004 S. K. m. 67) (4077 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, dava dışı Erdinç Kılınç tarafından alınan tüketici kredi sözleşmesinde davalının kefil olduğunu, borcun ödenmemesi sebebiyle yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, kefalet miktarının sözleşmede yazılı olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 256.839.643.-TL asıl alacak, 17.615.479 işlemiş faiz, 880.774.-TL BSMV, 15.000.000.-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 292.335.896.-TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden % 70 temerrüt faizi ve % 5 gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, dava dışı 3.kişinin davacı bankadan aldığı kredi sözleşmesinde kefildir. Borçlunun borcu ödememesi üzerine banka ihtar keşide etmiş ve icra takibinde bulunmuştur. Davalı ise takibi itiraz etmiş olup kefalet sözleşmesinde limitin bulunmadığını savunmuştur. Oysa sözleşmede limit yazılıdır. Ayrıca sözleşmede aylık faizin % 4,5 olduğu, sözleşmenin 11. maddesi gereğince temerrüt halinde faiz oranının % 100 artırılarak uygulanacağı belirtilmiştir. Ne var ki, 4822 sayılı kanun ile tüketici kredilerinde faiz oranı 10/f maddesi ile sınırlandırılmıştır. O halde mahkemece, sözleşmenin 11. maddesi ve 4822 sayılı yasa ile getirilen sınırlama da gözönüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 21.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy