(4721 S. K. m. 6) (818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Nilüfer Çelikel gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, önceden tanıdığı davalıların çok karlı bir iş bulduklarından bahisle kendisine ortaklık teklif ettiklerini, ortaklık için 30.000 DM kredi çekerek 13.11.1997 tarihinde davalı Mehmet'e yurt dışından havale yoluyla gönderdiğini, anlaşma gereğince davalıların aylık 1.000-1.500 DM geri ödeme yapacaklarının kararlaştırıldığını, davalıların sadece 2.000 DM gönderdiklerini ve işin beklenildiği gibi olmadığından bahisle parasının iade edilmediğini ileri sürerek 28.000 DM'nin 13.11.1997 tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalılardan Metin Uğur, kendisine husumet düşmeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiş; Diğer davalı Mehmet Uğur, davacı ile aralarında bahsedildiği gibi bir ortaklığın hiçbir şekilde kurulmadığını, davacının 13.11.1997 tarihinde banka havalesi ile gönderdiği paranın, davacının davalı Mehmet'e olan borcunun geri ödemesi olduğunu, ortaklık sermayesi olmadığını, kendisinin davacıya gönderdiği 2.000 DM'nin ise davacıya borç vermek maksadıyla gönderilmiş olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından banka yoluyla gönderilen paranın iş ortaklığı için gönderildiği iddiasının ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Davacının davalılardan Metin Uğur hakkındaki temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalı Mehmet Uğur'a banka havalesi ile ticari iş ortaklığı için para gönderdiği iddiası ile eldeki davayı açmıştır. Davalı ise aralarında ticari iş ortaklığı bulunduğu iddiasını reddederek davacının kendisine borçlu olduğunu, gönderdiği banka havalesi ile borcunu ödediğini savunmuştur. Davacı iddiasını ispat için dosyaya sunduğu havale makbuzuna dayanmıştır. Havale esas itibariyle bir ödeme vasıtası ise de dosyada onaylı tercümesi bulunan havale belgesinde, paranın gönderiliş sebebinin; ticari iş ortaklığı olduğu yazılıdır. Davacı, paranın davalıya gönderildiği amir bankaya, bu paranın davalıya ticari iş ortaklığı için verildiğini bildirmiş ve amir bankaca paranın ticari iş ortaklığı nedeniyle gönderildiği şerhi ile para havale edilmiştir. Ancak muhabir banka tarafından yapılan işlem sırasında bu şerh gösterilmemiştir. Burada davacıya izafe edilecek bir kusur bulunmamaktadır. Davacı dava konusu paranın ticari iş ortaklığı için gönderildiğini ispatlamıştır. Artık bu aşamadan sonra paranın ticari iş ortaklığı için gönderilmediği iddiasını davalının ispatlaması gerekir. Açıklanan yönün göz ardı edilmek suretiyle ispat yükü düşmeyen davacıya ispat yükü yükleyerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: 1.bentte yazılı nedenlerle davacının davalı Metin hakkındaki temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400,00 YTL. duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 15.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy