(3095 S. K. m. 4/a)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan H. C. avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Davacı, davalılardan A. ve tüm davalıların miras bırakanları A.' nın kendisine bir tapusuz taşınmaz sattığını, daha sonra davalılardan H.'nin bu taşınmazın kendi adına tapuya tescili için dava dışı hazineye karşı dava açtığını kendisinin de davaya müdahil olarak katıldığını, bu davada iştirak halindeki mülkiyet kurallarına uyulmadığından taşınmazın adına tescil edilemeyeceğine karar verildiğini, taşınmazın davalılar uhdesinde kaldığını ileri sürerek ödediği 50.000 alınan Markının ve 10.000 alınan markı cezai şartın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan K. S. ve M. E. davanın reddini dilemiş, davalı Atilla taşınmazın 14.000 Alman Markına satıldığını kendine düşen payı ödeyeceğini savunmuş, diğer davalılar cevap vermemiş, duruşmalara katılmamışlar.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; 50.000. Alman Markının fiili ödeme günündeki Türk lirası karşılığının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen bu miktara dava tarihi olan 19.8.1999 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, cezai şarta yönelik talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar H. C. ve K. S. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece; 50.00. Alman Markının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen bu miktara dava tarihi olan 19.8.1999 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Oysa ki 3095 sayılı Yasaya 3678 sayılı Yasa ile eklenen 4/a maddesi uyarınca hükmedilen yabancı para alacağına Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, yapılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. 438/7 maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince mahkeme kararının hüküm bölümünün 2. bendinin (a) fıkrasının tamamen karardan çıkartılarak yerine "50.000 alınan markının 19.8.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Alman Markı üzerinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladıkları döviz faiz oranı üzerinden yürütülecek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalılardan, müteselsilen alınıp davacıya verilmesine" sözlerinin eklenmesine yazılmasına, mahkeme kararının düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy