(1086 S. K. m. 381, 388)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı İL Özel İdare Müdürlüğü'nün yetkisi olmadığı halde diğer davalıya kum ve çakıl ocağını kiraya verdiğini ileri sürerek alınan malzeme bedeli 28.300.000.000 TL.nın davalılardan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı İl Özel İdare Müdürlüğü tarafından temyiz edilmesi üzerine, dairemizce davalı İl Özel İdare Müdürlüğü açısından davanın hakemde görülmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak bu kez 28.300.000.000 TL.nın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı İl Özel İdare Müdürlüğünce temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, bozma kararından sonra 3.6.2003 tarihli oturumda, davacı Hazine ile davalı İl Özel İdare Müdürlüğü arasındaki davanın, bu davadan tefrik edildiği ve 30.9.2003 tarihinde verilen görevsizlik kararı gereğince de, 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2003/874 esas nosu ile görülmekte olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca eldeki dava Hazine ile davalı Kemal arasında derdesttir. Mahkemece Hazine davasının davalı Kemal yönünden kabulüne ilişkin karar davalı Kemal yönünden temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Mahkemece verilen ara kararı ile davalı İl Özel İdare Müdürlüğü hakkındaki dava tefrik edildiği halde bu yön gözardı edilerek yeniden davalı İL Özel İdare Müdürlüğünü sorumlu tutacak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Kural olarak tefrik kararından sonra karar başlığında yeniden İl Özel idare Müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi ve kısa kararda davalıdan tahsiline dedikten sonra gerekçeli kararda davalılardan müteselsilen tahsiline şeklinde hüküm kurulması da; HUMK. nun 381 ve 388 maddeleri hükümleri gereğince tefhim edilen kısa kararın taraflara tebliğ edilen gerekçeli karara uygun bulunması gerektiği amir hükmüne aykırıdır. Usul ve yasaya uygun tesis edilmeyen hükmün Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı 10.4.1992 tarih 1992/7 esas 1992/4 karar sayılı ilamı da nazara alınarak bu nedenle de bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 08.11.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy