(818 S. K. m. 205)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait daireyi 23.11.2000 tarihli adi yazılı sözleşme ile satın alıp 22.000 dolar kaparo verdiğini, ancak davalının satımdan vazgeçerek taşınmazı dava dışı üçüncü şahsa sattığını ileri sürerek 22.000 doların davalıya ödendiği 23.11.2000 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu, alımdan vazgeçen davalının talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Davanın kabulüne dair mahkeme kararının davalı tarafından temyizi sonucu hükmün BOZULMASINA karar verilmiş ise de, davalının hükmü duruşmalı olarak incelenmesi istemiyle temyiz ettiği, ancak duruşma talebinin zuhulen gözden kaçtığı ve temyiz incelemesinin duruşmasız yapıldığı davalının karar düzeltme istemi ile anlaşılmış olup, bu nedenle dairemiz bozma kararı kaldırılmış ve davalının temyiz itirazları duruşmalı olarak incelenmiş olmakla;
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalıya verdiği 22.000 doların 20.000 dolarını elden davacıya ödediğini, 2.000 doların ise bankadaki hesabından davalıya ödenmiş olduğunu bildirmiş olup, bu iddiasını ispat içinde bankadan alınan cevabi yazıya dayanmıştır. Davacı tarafça bankadan elden alınan cevabi yazıda davacının talep ettiği kredinin iptal edildiği belirtilmesine rağmen, davalıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı bildirilmemiştir. Mahkemece bu yön gözetilerek davacıya ait banka hesabından davalıya ödemede bulunup bulunmadığı araştırılarak, davacının 2.000 dolara yönelik talebinin değerlendirilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile 2.000 doların davalıya ödendiğinin kabul edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy