(818 S. K. m. 530)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile mermer atölyesi işletilmesi konusunda adi ortaklık yaptıklarını 28.10.1996 günlü sözleşme düzenlediklerini, ancak davalının hesap vermediği gibi, kardan payda vermediğini bildirerek, ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, adi ortaklığa konu atölyenin 1998 nisan ayında yandığını, mevcut atölyenin davacının katkısı olmaksızın kendisi tarafından yeniden yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davanın kabulü ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında mermer atölyesi işletilmesi konusunda 28.10.1996 günlü adi ortaklık sözleşmesi yapıldığı hususu tartışmasızdır. Davacı gönderdiği 3.2.1998 günlü ihtarı ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini talep etmiş, davalı ise atölyenin 1998 yılında yandığını, şimdiki atölyenin kendisi tarafından yapıldığını bildirmiştir. Davalının idareci ortak olduğu konusu da taraflar arasında tartışmalı değildir. Mahkemece, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmiş ise de tasfiye usulü gösterilmediği için karar infaza elverişli değildir. Şu hale göre yanlar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için öncelikle adi ortaklığın mahkemece tasfiyesinin yaptırılması gerekir. Bunun içinde öncelikle tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili delilleri toplanarak, ortaklığın hangi tarih itibariyle son bulduğunun tespiti ile tarafların adi ortaklığın tasfiyesinde anlaştıkları takdirde yapacakları tasfiye planına göre aksi halde idareci ortak olan davalıdan adi ortaklığa ilişkin hesap istenip hesap üzerine uyuşmazlık konusu olmayan konular varsa adi ortaklığın bu yönler gözetilerek Borçlar Kanunu 530. ve devamına göre mahkemece tasfiyenin bizzat yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy