(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya 19 koyun, 18 kuzu ve iki adette toklu teslim ettiğini, aralarındaki şifahi sözleşmeye göre davalının hayvanları bakıp besledikten sonra birlikte satacaklarını, satış parasından öncelikle hayvanların sermayesi olarak koyduğu 4.165.000.000 TL. nin kendisine iade edileceğini, kalan paranın da aralarında eşit olarak paylaştırılacağının kararlaştırıldığını, davalının hayvanları tek başına sattığını satış parasından kendisine 3.960.000.000 TL. ödediğini, hayvanlardan 16 adedinin öldüğünü bildirdiğini, yaptığı araştırma sonucunda davalının hayvanları 7.230.000.000 TL. na sattığını öğrendiğini, ödenmeyen bakiye 1.532.000.000 TL. alacak yönünden takip başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davacı ile aralarında koyun besiciliği hususunda ortaklık bulunduğunu ortaklıkları bitince de hesap görüp sözleşmeyi yırttıklarını davacıya borcunun kalmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davacının iddiasını ispat edemediği, teklif ettiği yemini de davalının eda ettiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, ortaklık ilişkisine dayanarak talepte bulunmuş, davalı ise ortaklık ilişkisinin varlığını kabul etmekle birlikte aralarındaki ortaklığın son bulduğunu, hesap gördüklerini, görülen hesaba ilişkin kağıtların da yırtıldığını savunmuştur. Toplanan delillerden aralarındaki adi ortaklık ilişkisinin varlığını kabul eden davalının idareci ortak olduğu anlaşılmaktadır. İdareci ortak hesap vermek ve ortaklığın tasfiye edildiğini yasal delillerle ispat etmek durumundadır. O nedenle davacının mahkemece hatırlatılan yemin hakkını kullanmış olması, davalının da davacıya elde ettikleri gelirin yarısı olan 1.532.500.000 TL. nı ödediğine yemin etmesi, ispat yükü kendisinde olan davalıyı sorumluluktan kurtarmaz. Davalı, yemin beyanında davaya konu edilen bu parayı ödediğini beyan ettiğine ve bu beyanını yasal delillerle ispat edemediğine göre bu miktar üzerinden davanın kabulü gerekir. Mahkemenin bu hususu göz ardı ederek yazılı gerekçe ile hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 15.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy