(1086 S. K. m. 417)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, asıl ve birleşen davalarında davalının toplu konut bölgesinde inşa ettiği konutlardan birer adedini kendilerine sattığını, sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmalarına rağmen davalının imar adaları içinde ve dışında kalan alt yapı işleri için her bir üyeden dairesinin büyüklüğüne göre toplam 540.000.000 TL. ile 900.000.000 TL. arasında ücret ödemesini, aksi taktirde kura çekimine katılamayacağını bildirdiğini, altyapı hizmetlerinin tamamlanmasının dava dışı Narlıdere Belediyesine ait olduğunu ileri sürerek davalıya borçlu olmadıklarının tesbitine, varsa borç miktarının tesbitinden sonra fazla yapılan ödemelerin istirdadına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, dava dışı Narlıdere Belediyesinin üstlendiği altyapı imalatlarını Toplu Konut idaresinin kaynak aktarmaması nedeniyle yerine getiremediğini, bu zorunlu imalat bedellerinden davacıların sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, son bilirkişi raporu esas alınmak ve her bir davacının ödemesi gereken miktar ile fazladan ödediği miktar kararda ayrı ayrı gösterilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, tarafın kısmen haklı kısmen haksız çıktığı bir davada hüküm kurulurken davanın kabul ve reddedilen kısmına göre oranlama yapılmak suretiyle yargılama giderlerinin davacı ve davalı arasında paylaştırılması HUMK 417 maddesi hükmü gereğidir. Mahkeme kararında da yapılan masrafların kabul ve reddedilen miktara göre taraflar arasında paylaştırıldığı belirtilmesine rağmen bu lazimeye uyulmadığı yapılan inceleme sonucu anlaşılmış olmakla karar bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 19. sayfasının ikinci bendinin ikinci satırındaki 1.202.854.800 rakamlarının hükümden çıkarılmasına yerine 751.614.351 rakamlarının yazılmasına, yine aynı sayfanın son bendindeki ve 20. sayfanın üçüncü bendinin son satırındaki yargılama giderleriyle sözlerinin hükümden çıkarılmasına yerine yargılama giderinden kabul ve reddedilen miktara göre hesaplanan 33.000.000 TL. sinin davalıdan tahsiline sözlerinin yazılmasına, kararın 21. sayfasının ikinci paragrafındaki yargılama gideriyle sözlerinin hükümden çıkarılmasına yerine yargılama giderinden kabul ve reddedilen miktara göre hesaplanan 110.000.000 TL. sinin davalıdan tahsiline sözlerinin yazılmasına ve yine aynı kararın 22. sayfasının ikinci paragrafındaki yargılama gideriyle sözlerinin hükümden çıkarılmasına yerine yargılama giderinden kabul ve reddedilen miktara göre hesaplanan 82.470.000 TL. sinin davalıdan tahsiline sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy