(4822 S. K. Geç. m. 1) (818 S. K. m. 84) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki borcun tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan aldığı iki adet kredi kartlarından doğan borcunu ödemediğini, 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın geçici 1. maddesindeki düzenlemeden yararlanmak için başvurduğunu, ancak hesaplamanın fahiş yapıldığını ileri sürerek bahsi geçen hükme göre borcunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının 4822 sayılı kanunun geçici 1. maddesinden yararlanma şartı olan ilk taksiti yatırmadığını, azalan bakiyeye göre yaptıkları hesabın gerek Borçlar Kanunu gerek hükümlerine gerekse 4822 sayılı kanunun geçici 1. maddesi hükmüne tamamen uygun olduğunu, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tebliğinde yer alan hesaplama yönteminin ise yasal ve hukukun genel prensiplerine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasının kabulüne, davacının davalı bankaya başvuru tarihi olan 08.04.2003 tarihi itibariyle borcunun 8.651.329.920 TL olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı banka tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı bankanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki kanunda değişiklik yapan 4822 sayılı kanunun geçici 1. maddesine dayalı olarak açılan borç tespitine ilişkin olup, davacının kredi kartından doğan borçlarını süresinde ödemeyerek temerrüde düştüğü ihtilafsızdır.
Mahkemece de, benimsenen bilirkişi raporunda borç miktarı temerrüt tarihinden davacının başvurusu tarihine kadar hesaplama yapılarak belirlenmiş ise de 4822 sayılı kanunun geçici 1. maddesinin varsa icra masrafları, faizin vergisi ve avukatlık ücretini ortadan kaldırmadığı gözönüne alınmaksızın bu ve benzer giderler hesaplanmaya dahil edilmemiştir. Oysa bilirkişiden ek rapor alınarak temerrüt tarihinden itibaren asıl alacak ve akdi faizden oluşan anapara alacağına yıllık %50 gecikme faizi uygulandıktan sonra banka sigorta muamele vergisi uygulanmak, icra takibinde istenen miktarı geçmemek üzere tahsil harcı, icra masrafları Avukatlık ücreti ve Banka Sigorta Muamele vergisini borca ilave etmek bankaya başvurusu tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemelerinde BK.84. maddesi nazara alınarak ödeme tarihleri itibariyle borçtan mahsup etmek suretiyle davacının borçlu olduğu miktarın tespiti cihetine gidilmesi gerekirken bu hususlar gözönüne alınmaksızın eksik olarak hazırlanmış bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde iadesine, 29.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy