(2004 S. K. m. 67) (4822 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının kredi kartı borcunu ödemediği gibi icra takibini de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Mahkemece; itirazın iptali davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı bankanın ödeme planındaki tarihlere göre borç taksitlendirilmiş bulunduğundan tahsilde tekerrür olmamak ve yapılmış tahsilatların mahsup yapılarak icra takibinde muhtariyetine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı bankanın davalıya verdiği kredi kartının kullanımından doğan borcun ödenmemesi nedeniyle davacı bankanın yaptığı icra takibine davalının itirazının iptali istemi ile açılmış, dava devam ederken 4077 sayılı yasada değişiklik yapan 4822 sayılı yasanın 1. maddesi yürürlüğe girmiş davalı tüketiciden yasada öngörülen 30 günlük süre için de 10.4.2003 tarihinde davacı bankaya başvurarak borcunun yeniden hesaplanmasını istemiştir. Davacı banka tarafından ödeme planı çıkartılarak 720.111.499 TL.lık 12 eşit taksitler halinde 8.641.337.988 TL. ödemesi gerektiği davalıya bildirilmiş, ancak davalı bu ödeme planını benimsemediği için bu yönde davacıya başvurup bir ödemede de bulunmamıştır. Davalı tüketici süresinde 4822 sayılı yasadan faydalanmak istediğini davacı bankaya bildirdiğine göre, bankanın anılan yasa hükümlerine uygun olarak davalı borcunu yeniden hesaplanması mahkemenin de bankanın çıkardığı bu hesabın yasaya uygun olup olmadığını denetlemesi gerekir.
4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanmak için her şeyden önce borcun kredi veren ile kredi kullanan tüketici arasında kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesi ve bu sözleşmeye dayanılarak verilen kredi kartı ile kredi müşterisinin alışveriş yapması ve nakit para çekmesinden kaynaklanmalıdır. Ayrıca kredi kartının kullanan tüketicinin bu yasanın yayınlanmasından önce temerrüde düşmesi, ödenmeyen kredi kartı borcu nedeniyle hakkında icra takibi aşamasına gelinmesi veya icra takibi yapılması ve yasanın yayınlandığı tarihten itibaren 30 gün içinde kredi kartı veren kuruma yazılı başvurusunun bulunması gerekir.
Somut olayda davalı tüketicinin kredi kartından doğan borcunun temerrüdü nedeniyle yasal süre içinde 10.4.2003 tarihinde davacı bankaya başvurduğu anlaşıldığına göre, artık davacının açtığı itirazın iptali davası, davalının borcunun yeniden yapılandırılmasına yönelik bir tespit davasına dönüşmüştür. Bu nedenle mahkemece, davalının borcu 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi gereğince yeniden hesaplattırılmalıdır. Mahkemece bilirkişiden yeniden rapor alınarak davalı tüketicinin temerrüt tarihindeki asıl alacak + akdi faizden oluşan ana borcuna temerrüt tarihinden bankaya 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanmak için başvurduğu 10.4.2003 tarihine kadar %50 faiz uygulanarak bulunacak davalının toplam borcuna icra takibindeki istenen miktarı geçmemek üzere tahsil harcı, icra masrafları, avukatlık ücreti ve BSM vergisinin ilave edilerek davacı bankanın toplam alacağı bulunmalıdır. Mahkemece 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi gereğince davalının borcu yeniden hesaplattırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy