(4077 S. K. m. 1, 2, 3) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı kurumun abonesi olduğunu, kaçak su kullanıldığı iddiasıyla hakkında sayacının söküldüğünü, kaçak kullanımın söz konusu olmadığını ileri sürerek kaçak su kullanmadığının tespitine, fazla ödediği 80.000.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava konusu borcun kaçak su kullanımından kaynaklandığından mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve istem halinde dosyanın görevli Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Yasanın Amaç başlıklı 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder biçiminde tanımlanmıştır. Yine anılan kanunun 3/d maddesinde, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içinde yukarda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ait bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında abonelik sözleşmesi olup dava kısmen sözleşmeden ve kısmen haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Her ne kadar haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklar da görevli mahkeme genel mahkemeler ise de sözleşmeden kaynaklanan kısmı yönünden Tüketici Mahkemeleri görevlidir. Bir davada hem özel ve hem de genel hukuk kurallarının uygulanması söz konusu olduğunda öncelikle daha özel olan yasa hükümleri uygulanacağından davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir. Öyle ise mahkemece işin esası incelenmeli ve ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Nitelendirmede hataya düşülerek görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 09.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy