(2004 S. K. m. 67) (2918 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, 26.09.2000 tarihli harici sözleşme ile davalıdan bir araç satın aldığını karşılığında 3.000.000.000 TL ödediğini davalının noter satışı yapmaya yanaşmadığını muvazaalı olarak üçüncü şahsa borçlanıp, aracın trafik kaydı üzerine haciz koydurduğunu, bunun üzerine kendisinin de ödediği paranın tahsili amacıyla davalıya karşı icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, halen aracın davacı zilyetliğinde bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece araç her ne kadar davacı zilyedinde bulunsa bile trafik kaydına haciz şerhi düşüldüğü, davalının zapta karşı tekeffül sorumluluğu bulunduğu gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 26.09.2000 tarihli harici sözleşmenin 2918 sayılı kara yolları Trafik kanunun 20/d maddesine aykırı olması nedeniyle geçersiz bulunmasına, geçersiz olan bu sözleşme nedeniyle herkesin verdiğini sebepsiz zenginleşme kuralı gereğince geri isteyebileceğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında harici satıma konu edilen 01 SU 919 plaka nolu aracın trafikte davalı adına kayıtlı bulunduğunda uyuşmazlık yoktur. Yukarıda birinci bentte de açıklandığı gibi satış sözleşmesi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesi hükmünce resmi şekilde yapılmadığından geçersizdir. Sözleşme geçersiz olduğu için taraflar aldıklarını haksız iktisap kuralları gereğince karşılıklı olarak aynı anda iade etmekle yükümlüdürler. Mahkemece bedelin tahsili yönünde karar verildiğine göre aracın davalıya iadesine karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına HUMK. nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının (2) nolu bendinden sonra gelecek şekilde (01 SU 919 plaka numaralı Renault/Spring marka aracında davacıdan alınarak davalıya verilmesine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy