(4077 S. K. m. 1) (4822 S. K. Geç. m. 1) (492 S. K. m. 23, 1 SAYILI TARİFE)
Dava: Taraflar arasındaki tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartı nedeniyle borcunu ödeyemediği için temerrüde düştüğünü, aleyhinde takip başlatıldığını, 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi gereğince ödeme olanağından yararlanmak için davalı bankaya başvuruda bulunduğunu, ancak davalının %50'nin üzerinde faiz talep ettiğini ileri sürerek, kredi borcunun tesbitine ve taksit tutarlarının belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının 2.592.857.000TL borçlu olduğunun tesbitine, davacının, icra masrafları, vekalet ücreti ve diğer giderleri ayrı bir dava ile istemekte muhtariyetine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalı bankanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, davacının davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımından doğan borçlarını ödeyememesi nedeniyle, 4077 sayılı yasada değişiklik yapılmasına dair 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanması için açılmıştır. 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi kredi kartı borçlusu hakkında icra takibi varsa tahsil harcı, icra masrafları, faizin vergisi ve avukatlık ücretini ortadan kaldırmadığından, geçici 1. madde gereğince temerrüt tarihindeki asıl alacak ve akdi faizden oluşan ana para alacağına yıllık % 50 gecikme faizi, B.S.M. vergisi uygulamak ve takipte istenen miktarı geçmemek suretiyle takip tarihindeki alacak üzerinden Harçlar Kanununun 1. sayılı tarife ve 23. maddesi gereği tahsil harcı ile avukatlık ücreti ve faizin B.S.M. vergisinin de borca ilavesi gereklidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yukarıda açıklanan hususlar nazara alınmamıştır. Mahkemece bilirkişiden açıklanan hususlarda ek rapor alınıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda (1) bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte açıklanan nedenlerle de temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy