(1086 S. K. m. 308, 309)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalı Belediyenin düzenlediği kendi evini kendin yap 2. Etap projesine katıldıklarını, kendilerine tahsis edilen 32576 ada 9 parselin 1/2 'şer hisseli arsa payı için 8.500.000 TL.'şer ödediklerini, ancak davalının kamulaştırmadan ve projeden vazgeçtiğini, sözleşmenin ifa edilmemesi nedeni ile zarara uğradıklarını ileri sürerek, her bir davacı için ayrı ayrı 7.000.000.000 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasını istemişlerdir.
Mahkemece, davacı A. Özdemir'in davasının reddine, davacı H. Özdemir'in davasının kısmen kabulü ile 5.500.000.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı H. Özdemir'in bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı A. Özdemir'in temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı A. Özdemir, adına tahsis edilen 32576 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 1/2 arsa payı için 8.500.000 TL ödediğini ileri sürerek projeden vazgeçilmesi nedeniyle uğradığı zararın tazminini istemiştir. Davalı 17.6.2002 tarihli cevabi yazısında davacı A. Özdemir'in kendi evini kendin yap projesinden kendi isteği ile feragat ettiğini ve bu proje hesabına ödediği paraları 16.11.1994 tarihinde geri aldığını savunarak 19.10.1994 tarihli A. Özdemir imzalı bir dilekçe ibraz etmiştir. Mahkemece bu dilekçe ile davacının projeden feragat ettiği ve ödenen paranın da iade edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyanları ile birlikte dosyaya sunulan feragat belgesindeki imzanın davacıya ait olmadığını, projeden yararlanan başka bir A. Özdemir'e ait olduğunu, zaten imzaların birbirine benzemediğini, savunmuştur. Davalı tarafça dosyaya sunulan 19.10.1994 tarihli ve Ali Özdemir imzalı belgede, dilekçe sahibine ait açık kimlik bilgileri veya proje kapsamında tahsis edilen ada-parsel numarası yazılı bulunmamaktadır.
O halde mahkemece davalı tarafça ibraz olunan feragat dilekçesi altında imzası bulunan Ali Özdemir adlı proje katılanının açık kimlik bilgileri, proje dahilinde hangi ada-parselin tahsis edildiğini gösteren belge ve kayıtlar getirtilmeli ayrıca davacı tarafın temyiz dilekçesinde bildirdiği ada-parsel yönünden de gerekli araştırma yapılarak projeden vazgeçen şahsın davacı olup olmadığı belirlenmeli projeden yararlananın davacı A. Özdemir olduğunun anlaşılması halinde davalı belediye tarafından fotokopisi ibraz edilen A. Özdemir' e ait 19.10.1994 tarihli ve 1533 sayılı dilekçe aslı davalı belediyeden istenmeli, 19.10.1994 tarihi veya ondan öncesine ait imzaların tespit edilip getirtilmeli, HUMK.' nun 308 ve 309. maddelerine göre inceleme ve tatbikat yaptırılmalı ve konusunda uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak inkar edilen imzanın eli mahsulü olup olmadığı belirlenmeli bundan sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı H. Özdemir'in temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davacı A. Özdemir yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy