(818 S. K. m. 248)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıdan natamam kiraladığı düğün salonunun kendisi tarafından bitirilip teşrif edildiğini, kira süresinin 15 yıl olup ilk 4 yıl kirasının ödenmeyeceğinde anlaşıldığını, 1.1.1999 yılında faaliyete geçtiğini ancak kaçak olduğunu ve yıkım tehlikesinin bulunduğunu öğrendiğini, ayrıca izalasyon sorunu nedeniyle su aldığını ve insan sağlığını tehdit eder mahiyette olduğunu, ihtara rağmen bunların giderilmediğini ve mahkemece kullanılamayacak durumda olduğunu ileri sürerek kira sözleşmesinin feshini, 152.010.914.809 TL. kira sözleşmesine göre yaptığı harcama ve 30.000.000.000 TL. gereği gibi çalıştıramamadan kaynaklanan zararının faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı davacının baştan beri durumu bildiğini, kötü niyetli olduğunu ve halen taşınmazı kullandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kira sözleşmesinin feshi ile 152.010.914.809TL. masrafın dava tarihinden faizi ile tahsiline, kanıtlanamayan kazanç kaybının reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı kiralananın ayıplı olduğu gerekçesi ile kira sözleşmesinin feshi ile yaptığı masrafı ve kazanç kaybını istemiştir. Davalı taşınmazın halen davacı tarafından kullanıldığını ve zarar talebinde bulunamayacağını savunmuştur.
Mahkemece, sözleşmenin feshi ile masraflara hükmedilmiştir. Oysa davalı taraf, davacının işyerinde faaliyetini sürdürdüğünü, işyerini terk etmediğini savunmuş olup, gerçekten de, davacının işyerini tahliye ettiğine ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmamaktadır. Taşınmazda halen faaliyetlerini sürdüren ve tahliye etmeyen davacının, taşınmaza yaptığı faydalı masraf ve giderleri bu aşamada istemesine imkan ve olanak yoktur. Kaldı ki, davacının yapacağı masraflara karşılık dört yıl bedelsiz kullanması kararlaştırılmış olup, davacı bir müddet taşınmazı kullandığına göre, kullandığı süreyle orantılı olarak masrafların da tenkisi zorunludur. Mahkemece, davacının tazminat isteği ile ilgili yukarıda açıklanan ilkeler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereği temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy