(1739 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasındaki muarazanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Davacı, Ankara ili, Çankaya ilçesi, Alpaslan İlköğretim okulu kantinini 30.10.2003 günlü sözleşme ile Milli Eğitim Vakfı Ankara İl Yönetim Kurulundan kiraladığını, Maliye Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında düzenlenen 15.03.2004 günlü protokol çerçevesinde bu kez okul kantinlerinin kiraya verilmesi yetkisinin Milli Eğitim Vakfından alınıp, Milli Eğitim Bakanlığının gözetim ve denetiminde olmak koşulu ile bizzat işletilmek yada kiraya verilmek üzere kantinin bulunduğu okulun okul aile birliğine verildiğini, davalı okul aile birliğinin, bu konu ile ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığının çıkarttığı genelgeyi gözardı ederek 20.04.2004 gününde okul kantininin 15 gün içerisinde boşaltılması için karar aldığı ve okul müdürlüğünün de bu karara dayanarak davacıya gönderdiği yazı ile kantinin boşaltılmasını istediği yapılan bu girişimin kanuni bir dayanağı olmadığını, Okul-Aile birliğinin tüzel kişiliği bulunmadığını belirterek davacının kiracılık sıfatının devam ettiğinin tespiti ile davalı tarafın yarattığı haksız sataşmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı okul aile birliğine izafeten temsilci olarak gösterilen şahıslar, cevaplarında; Okul aile birliğinin tüzel kişiliği bulunmadığını, davanın öncelikle husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerektiğini, davacıya kantinin 15 gün içinde boşaltılması yolundaki, yazının Okul aile birliği değil Okul Müdürü tarafından yazıldığını, kendilerinin gerek okul aile birliği gerekse kişisel olarak herhangi bir haksız sataşmalarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı olarak gösterilen Okul aile birliğinin tüzel kişiliğinin olmaması ve bu birliğe izafeten davalı gösterilen kişilerin ise kira sözleşmesinde taraf olmayışları sebebi ile davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Taraflar ve mahkemece kabul edildiği üzere davada hasım olarak gösterilen okul aile birliğinin Tüzel kişiliği bulunmadığı tartışmasızdır. Ancak davacının dava dilekçesinde açıkladığı üzere dilekçede belirtilen genelgelere dayanılarak tüzel kişiliği bulunmayan okul aile birliğinin aldığı karar üzerine; okul müdürlüğünce davacının müsteciri bulunduğu kantinden tahliyesinin sağlanmak istediği de bir vakıadır.
Davalı olarak gösterilen okul aile birliği, 14.06.1973 günlü 1739 s. Milli Eğitim Temel yasasının 5257 s. yasa ile değişik 16. maddesine göre hazırlanan Milli Eğitim Bakanlığı Yönetmeliğine göre kurulmuştur. Bu halde tüzel kişiliği bulunmayan okul aile birliklerinin kanuni temsilcisi Milli Eğitim Bakanlığıdır.
Davada tüzel kişiliği bulunmayan Okul aile birliğini temsilen birlik başkanı ve başkan yardımcısının gösterilmesi yanlıştır. Davacı temsilci de yanılmıştır. Temsilcide yanılmanın hukuki yaptırımı, hasımda yanılmada olduğu gibi davanın reddi gibi ağır bir sonuç doğuramaz. Bu gibi durumlarda gerek teori ve gerekse Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, bir ara kararı ile durum belirtilip, davacı tarafa somut olaya göre davalının temsilcisi olarak Milli Eğitim Bakanlığını temsilci olarak göstermek üzere dava dilekçesini düzeltmesi ve tebliğ ettirmesi için mehil verilerek ve usulü hata düzeltildikten sonra davaya devam edilmesi gerekirken bu hususun dikkate alınmaması doğru görülmemiştir. Bu yön gözetilmeden yazılı gerekçe ile husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 20.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy