(2004 S. K. m. 67) (4077 S. K. m. 2, 23)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, dava dışı Hakan Altınörs'ün Kentbankla yaptığı kredili mevduat hesabı taahhütnamesine, davalı Celal Gülden'in müteselsil kefil olduğunu ancak gönderilen kat ihtarına rağmen ödeme yapılmadığını, takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davacı ayrıca Hayrettin Altınörs ve Celal Gülden aleyhine açtığı 4 ayrı dava ile de kredi sözleşmeleri gereğince borçların ödenmediği, yapılan takibe de haksız itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptali talebinde bulunulmuş ve mahkemece eldeki dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davalar için kısmen kabule karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 4822 s. kanun ile değişik 4077 s. Tüketicinin Korunması Hakkında Yasanın Amaç başlıklı 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder biçiminde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 s. kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içinde yukarda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ait bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, birleşen 2002/129, 130, 131 esas s. dosyalarda Kentbank tarafından davalılara bireysel kredi kullandırıldığı anlaşıldığından, kanunun 10. maddesi kapsamında tüketici kredisi niteliğinde olması sebebi ile tüketici mahkemesi olarak uyuşmazlığın çözümlenmesinde bir isabetsizlik yoktur. Birleşen 2002/128 esas s. dosyada ise, davanın konusunu oluşturan kredili mevduat hesabı taahhütnamesi başvuru formunda başvuru sahibi şubemiz müşterilerinden olup, Alfa Temel Gıda Ltd. Şti.nin ortaklarındandır. Şirketin vergi, SSK, elektrik, telefon tahsilatı için kullanılmak üzere kredili mevduat hesabı açılması şubemizce uygun bulunmuştur ibareleri yazlıdır. Buna göre, anılan kredi sözleşmesinin kredi borçlusu Hayrettin Altınörs'ün ortağı olduğu şirket için kullanılacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda, kullanılan kredinin 4077 s. kanunun 10. maddesinde açıklanan tüketici kredisi olarak kabulüne olanak yoktur. Açıklanan nedenle, bu davanın tüketici mahkemesinde değil genel mahkemelerde görülmesi gerekir. Birleşen 2002/128 esas s. dosya için genel mahkemenin görevine girdiğinden bahisle tefrik kararı verilmesi gerekirken, tüketici mahkemesi sıfatıyla davanın sonuçlandırılması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
3- Yine asıl davanın konusunu oluşturan kredili mevduat hesabı taahhütnamesinin konusunun da, tüketici kredisi niteliğinde olup olmadığı sözleşme içeriğinden anlaşılamamaktadır. Yalnızca başvuru formunda, borçlu Hakan Altınörs'ün mesleğinin serbest ticaret olduğu yazılıdır. Bu nedenle, bu kredi sözleşmesinin niteliği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Gerekli araştırma yapılmadan, bu davanın da tüketici mahkemesi sıfatıyla sonuçlandırılması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
4- 4077 s. Yasanın 23. maddesinin 3. fıkrasında, tüketici mahkemesi nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve bakanlıkça açılacak davaların her türlü harç ve resimden muaf olduğu belirtilmiştir. Bu hüküm tüketicilerin ve tüketici örgütlerinin kolaylıkla dava açmalarını sağlama amacına yönelik olup, bu sebeple dava açarken bunlar harçtan sorumlu tutulmamışlardır. Kanun koyucunun maddeyi kanuna koyuş amacı nazara alındığında, tüketicilerin açtıkları davanın reddi veya haklarında açılan davanın aleyhlerine neticelenmesi halinde de tüketicilerin harçla sorumlu tutulmamaları gerekir. Mahkemece, tüketici davalıların karar ve ilam harcından sorumlu tutulmaları da usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda açıklanan (1) no.lu bent gereğince, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4. bent gereğince temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 11.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy