(1163 S. K. m. 2/2)
Dava : Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı Duru Yapı Kooperatifine ait G Blok 4.kat 10 no'lu daireyi, 30.4.2001 tarihli sözleşme ile 45.000.000.000 TL bedelle davalıdan satın aldığını, sözleşmede inşaatın tamamlanmasına kadar imalatla ilgili kendisinden herhangi bir bedel talep edilemeyeceğinin kararlaştırılmış olmasına rağmen, dava tarihi itibariyle Kooperatife, üyelik aidatı olarak 2.500.000.000 TL, tapu v.s masrafları için de 2.880.000.000 TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, yapmış olduğu ve bundan sonra da yapacağı ödemelere ilişkin olarak, fazlaya ait hakları saklı kalmak üzere şimdilik 9.900.000.000 TL'nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu, dava dışı Veysel Kal'a ait olan kooperatif üyeliğinin davacıya devredilmesi için aracı olduğunu, sözleşme gereğince inşaatın tamamlanmasına kadar olan tüm giderleri üstlenmesinin de söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan taşınmaz satımına ilişkin sözleşmenin, resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, tarafların bu durumda ancak birbirlerine verdiklerini geri isteyebilecekleri, davacının geçersiz sözleşmeye dayanarak Kooperatife yaptığı ödemeleri davalıdan isteyemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 30.4.2001 tarihli sözleşme ile davalı, dava dışı Duru Yapı kooperatifine ait olan ve Kooperatif üyelerinden dava dışı Veysel Kal adına tahsisli olan dairenin davacıya devrini taahhüt etmiştir. Her ne kadar Kooperatif üyeliği davalı adına değilse de davalı, Kooperatif üyelerinden Veysel Kal'e ait olan hissenin davacıya devrini üstlenmiş olup sözleşme, üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğindedir. Nitekim davalı bu yöndeki edimini yerine getirmiş, dava dışı Veysel Kal, 30.4.2001 tarihinde Kooperatif üyeliğini davacıya devretmiştir. Bu durumda mahkemenin kabulünün aksine olayda taşınmaz satımına ilişkin bir sözleşme mevcut olmayıp, az yukarda açıklandığı üzere kooperatif hisse devrine ilişkin bir taahhüt söz konusu olduğundan ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 2/2 maddesine göre de yapı kooperatiflerinde taşınmaz mal temliki herhangi bir şekle bağlı olmadığından, taraflar arasındaki 30.4.2001 tarihli sözleşmenin geçerli olduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece işin esasına girilip, sözleşme hükümleri değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, sözleşmenin geçersiz olduğu düşünülerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy