(818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıların murisine ödünç olarak verdiği 1.000.000.000 TL. karşılığında senet aldığını, senedin tahsili için başlatmış olduğu icra takibi üzerine icra tetkik merciinde açılan davada senedin rakam bölümüne üç sıfırın sonradan yazıldığının belirlendiğini, ne var ki Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada ise rakamla yazılı olan kısma borçlunun rızası ile sonradan üç sıfırın eklendiği gerekçesiyle beraat ettiğini ileri sürerek, 1.000.000.000 TL. bedelli bonodan doğan alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, senette tahrifat yapıldığının tespit edildiğini, borçlu olmadıklarını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece Ağır Ceza Mahkemesi kararının kesin delil niteliğinde olmadığı, senedin rakam hanesinde tahrifat yapılmış olması nedeniyle yazı ile yazılan bölümüne de itibar edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinde tespit edilen maddi olgular hukuk hakimini bağlar. Davacı, resmi evrakta sahtekarlık suçundan yargılandığı Ağır Ceza Mahkemesinde, borçlunun muvafakati ile senede üç sıfırın sonradan eklendiği gerekçesiyle beraat ettiğine göre, tespit edilen bu maddi olgu hukuk hakimini bağlayacağından, tarafların anlaşması ile senede üç sıfırın yazıldığının kabulü zorunludur. Hal böyle olunca davacının bonodan doğan alacağının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy