(4721 S. K. m. 799)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Kadir Bacanak gelmiş, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatlarının sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıların kredi kullanmasını temin etmek amacıyla kendisine ait olan 7 parsel sayılı taşınmazı Vakıflar Bankası A.Ş. lehine teminat ipoteği verdiğini kredi borçlarını davalıların ödememesi üzerine taşınmazı satıp borcu ödediğini ileri sürerek 307.603.830.592.-TL'nin rücuan faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın husumetten reddine dair verilen karar Dairemizce şirket ismi düzeltilerek işin esasının incelenmesi gereğinden bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davalı Yaşar Balçık yönünden husumetten Ak Bal Tarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının, davalı Yaşar Balçık hakkındaki tüm davalı Ak Bal Tarım San. Tic. Ltd. Şirketi hakkındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Başkasının alacağı için üzerine ipotek tesis edilen gayrimenkulün maliki, borçlu hakkındaki şartlara göre itfa edip gayrimenkulünü rehinden kurtarabilir ve ıskat ettiği borç için alacaklının yerine kaim olacağı M.K. nun 799. maddesi hükmü gereğidir. Davacı, davalı şirketin Vakıflar Bankasına borcundan dolayı ipotek ettiği taşınmazını satarak borcu ödediğini ipoteği kaldırdığını, ne var ki borçluların alacağını ödemediğini ileri sürerek bu davayı açmış, tarihsiz delillerini bildirdiği dilekçesine ekli olarak da 15.01.1999 tarihli 316.672 dolarlık banka ödeme dekontu ve ipoteğin kaldırılmasına dair alacaklı bankadan aldığı yazıyı eklemiştir. Davacıya ait taşınmazın davalı şirketin kullandığı krediye karşılık ipotek edildiği ipotek akit tablosu ve kredi sözleşmesinden anlaşılmaktadır. Mahkemece, bankanın ödemenin borçlu şirket tarafından yapıldığının bildirilmesi üzerine dava red edilmiştir. Oysa bankanın borçlusu davalı şirket olduğu için ödeme kim tarafından yapılırsa yapılsın şirketin borcu karşılığı olarak yapıldığından bankanın bu karşı yazısı hükme dayanak alınamaz. Somut olayda çözülmesi ve gözetilmesi gereken husus ödeme makbuzunun aslının kimde olduğudur. Mahkemece ödeme makbuz aslının kimde olduğu araştırılıp davacı tarafından ibraz edilmesi halinde ödemenin davacı tarafça yapıldığının kabulü ile şirket hakkındaki davanın kabulüne, makbuz aslının davalı şirket tarafından ibrazı halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bette açıklanan nedenlerle hüküm davacı yararına BOZULMASINA. peşin alınan harcın istek halinde iadesine 375.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 07.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy