(818 S. K. m. 43, 105)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile 1998 yılında evlendiğini evlilikleri sırasında eşinin bir kooperatife girmek için kendisinden borç aldığını ve kendi adına kooperatife girildiğini zannederek para verdiğini ancak davalının kendi adına girdiğini 1991 yılında boşandıktan sonra öğrendiğini, davalı eşinin 11.1.1989 tarihinde aldığı kooperatif hissesini 16.1.1992 yılında dava dışı 3. kişiye muvazaalı olarak sattığını ileri sürerek 200.000.000 TL. nin dava tarihinden itibaren banka mevduat faizi ile tahsilini talep etmiş, 11.2.2002 tarihinde açtığı ve birleştirilen ek davasında ise, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 6.4.2001 günlü keşifte değeri belirlenen taşınmazın ½ değeri olan 20.000.000.000 TL. nin B.K. 105. maddeye göre zararı olarak davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı taşınmazı kendi ekonomik gücü ile aldığını, bilahare 3. kişiye sattığını ve halen aynı taşınmazda kiracı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ana davanın kısmen kabulü ile dava tarihindeki ½ değeri olan 117.000.000 TL. nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline ek dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 19.476.717.500 TL. nin tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı ilk davasını açarken taşınmazdaki katkı payı olarak 200.000.000 TL. nin faiziyle tahsilini talep etmiş, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamıştır. Mahkemece 6.4.2001 tarihinde yapılan keşifte taşınmazın ilk dava tarihi olan 24.3.1992 tarihinde değeri 234.604.100 TL. olduğu keşif tarihinde 40.000.000.000 TL. olduğunun tespiti üzerine, davacı 11.2.2002 tarihinde açtığı ek davada taşınmazın keşif tarihindeki değerinin ½ si olan 20.000.000.000 TL. nin munzam zararı olarak tahsilini talep etmiştir. Mahkemece ana dava için taşınmazın dava tarihindeki değerinin ½ si olan 117.000.000 TL. nin yasal faiziyle tahsiline, bu miktarın keşif tarihine kadar işleyen faizinin taşınmazın keşif tarihindeki değerinin ½ si olan 20.000.000.000 TL. den mahsubu ile 19.476.717.500 TL. nin tahsiline karar verilmiş ise de; davacı ilk davasını açarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamıştır. Bu nedenle davacı ana davada hükmolunacak miktarın davalının temerrüt tarihi olan dava tarihiyle, bu paranın ödendiği tarih arasında geçecek dönem için ancak munzam zararını isteyebilir. Mahkemenin kabul tarzı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmayan davacıya taşınmazın değerinin ½ oranındaki payına ilaveten ayrı bir katkı getirmektedir. Mahkemece yapılacak iş, ana davanın açıldığı tarihten, mahkemece hükmedilen 117.500.000 TL. nin davacıya ödendiği tarih arasında geçen faizi aşan zararların belirlenmesi gerekir. Bunu belirlerken izlenecek yöntem; davalının temerrüde düştüğü tarih olan ana davanın dava tarihinden, davacının alacağını aldığı tarihe kadar geçen zaman zarfında her yıl itibari ile gerçekleşen yıllık enflasyon artış oranını mevduat ve devlet tahviline verilen faiz oranlarını, TL. karşısında döviz kurlarını ve altın fiyatlarını gösteren listeyi ilgili resmi kurumlardan araştırarak konusunda uzman bilirkişi görüşünden de yararlanmak suretiyle tespit etmek, davacı alacaklının maruz kaldığı asgari zarar miktarını yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde B.K. nun 43. maddesi de dikkate alınmak suretiyle belirlemek ve sonucuna uygun bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece az yukarıda açıklanan yönteme göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup kararın ek dava yönünden bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine (2) no.lu bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy