(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 187, 195)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı şirket, 1.1.1998 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğu taşınmazı tahliye ettiğini, 15.000 Dolar depozito bedelinin tahsili için davalı kiralayan hakkında 13.12.1999 tarihinde icra takibinde bulunduklarını davalının takibe konu borca ilişkin kısım kısım ödeme yaptığını, ancak 1600 dolar alacakları kaldığını, kalan 1600 doların tahsili içinde 30.1.2002 tarihinde girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, zamanaşımı nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, bakiye depozito bedelinin tahsili için giriştiği icra takibine davalının itirazı üzerine, itirazın iptalini istemiş, davalı ise davanın zamanaşımı nedeniyle reddini savunmuştur. Mahkemece, depozito bedeline ilişkin son ödemenin 11.7.2000 tarihinde yapılıp, kalanı için takibe 30.1.2002 tarihinde geçilmiş olmakla, davalının zamanaşımına ilişkin def'i yerinde görülerek davanın reddine karar verilmiştir.
Zamanaşımı def'i, HUMK. 187 maddesinde açıklanan İlk itiraz sebeplerinden olmadığından cevap süresi içinde (HUMK. 195. maddesi) ileri sürülmesi zorunluluğu yoktur. Ne var ki, cevap süresi geçtikten sonra ileri sürülen zamanaşımı savunmasının mahkemede dikkate alınabilmesi, diğer tarafın karşı çıkmamasına bağlıdır.
Somut olayda ise dava dilekçesi davalıya 8.3.2003 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı on günlük cevap süresi geçtikten sonra 7.5.2003 günü verdiği dilekçe ile zamanaşımı definde bulunmuş ise de, davacı vekili aynı oturumda, davalının cevabının süresinde olmadığını, bu nedenle itirazları kabul etmediğini bildirmiştir. Ayrıca süresinde verdiği cevaba cevap dilekçesinde davalının zamanaşımı definin cevap süresinin aşılmasından dolayı ilgili yasa hükmünce göz önüne alınmaması gerektiğini tekrarlamıştır. Davacı, savunmanın genişletilmesine muvafakat etmemiş bulunmakla, mahkemece zamanaşımı savunmasının reddine karar verilerek, işin esası ile ilgili tarafların delilleri toplanarak hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy