(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m.187, 230, 231, 232, 233, 234, 235)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kiracısı olan davalının 1999 yılı Ekim, Kasım, Aralık ayları 2000 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ayları kira bedelleri ile elektrik ve su borcunu ödemediğini, toplam 444.457.388 TL. alacağının tahsili için yaptığı icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, % 40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 1999 yılı aylık kirasının davacının talep ettiği gibi 40.000.000 TL. olmayıp 22.500.000 TL. olduğunu, kira bedellerinin bir kısmını elden ödediğini, bir kısmını bankaya yatırdığını, 1999 yılı Aralık ayı kirasının depozitonun mahsubu suretiyle ödenmesi konusunda davacı ile anlaştıklarını, mecuru 1.12.2000 tarihinde tahliye ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, elektrik ve su alacağına ilişkin icra takibinin kesinleştiği, 1999 yılı aylık kiranın icrada 40.000.000 TL. olarak talep edilmesine rağmen itiraz edilmediği için, bu miktarın kesinleştiği 1999 yılı Ekim-Kasım ayları kirasının bankaya ödendiği, davacının 2000 yılı aylık kirasının 60.000.000 TL. olduğunu kanıtlayamadığı, depozitonun takasının ilk itiraz olarak ileri sürülmediği için nazara alınmayacağı, davacının aylık 40.000.000 TL. den 5 aylık kira alacağı toplam 200.000.000 TL. olduğu gerekçesiyle bu miktar üzerinden itirazın iptaline, % 40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Davacı, icra takibinde Ekim, Kasım, Aralık 1999 ayları için aylık 40.000.000 TL. Ocak-Şubat-Mart-Nisan 2000 ayları için aylık 60.000.000 TL. olmak üzere toplam 360.000.000 TL. kira alacağı ile 51.297.388 TL, elektrik 33.200.000 TL. su olmak üzere toplam 444.497.388 TL. üzerinden takip yapmıştır. Davalı, elektrik ve su borçlarını kabul etmiş, 2000 yılı aylık kirasının 40.000.000 TL. olduğunu, kira borcunun tamamını bankaya yatırmak, elden vermek ve depozitoyu takas etmek suretiyle ödediğini belirterek borca itiraz etmiştir.
Kural olarak kira sözleşmesinde kiralayan aylık kiranın kaç TL. olduğunu, kiracı ise kira bedelini ödediğini kanıtlamakla yükümlüdür. Davalı 2000 yılı aylık kirasının talep edildiği gibi 60.000.000 TL. olmayıp 40.000.000 TL. olduğunu savunmuştur. Mahkemece 2000 yılı aylık kirası davalı savunmasında olduğu gibi 40.000.000 TL. olarak kabul etmiş, bu kabul davacı tarafça temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. 1999 yılı aylık kirası icra takibinde 40.000.000 TL. olarak istenilmiş, davalı yargılama aşamasında aylık kiranın 22.500.000 TL. olduğunu savunmuştur. Mahkemece 1999 yılı için istenen aylık 40.000.000 TL. kiraya icra takibinde itiraz edilmediği gerekçesiyle 1999 yılı içinde aylık kirayı 40.000.000 TL. olarak kabul etmiştir. Ne var ki itirazın iptali davasında borçlu icra takibindeki itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Yeni itiraz sebepleri ileri sürebilir. Mahkemece 1999 yılı aylık kirasının 40.000.000 TL. olduğuna dair davacı delilleri toplanıp gerektiğinde bu konuda davacının yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile 1999 yılı aylık kirasının 40.000.000 TL. olarak kabul ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Davalı savunmasında bir kısım ödemeleri banka vasıtasıyla bir kısmını elden yaptığını, 1999 yılı Aralık ayı kirasının depozitonun takası suretiyle ödendiğini savunmuş, ödemeye ilişkin banka dekontları ibraz etmiştir. Dekontlardaki ödeme miktarları ile ait olduğu belirtilen ayların kira miktarları arasında tam bir uyum bulunmamaktadır. Bu nedenle öncelikle taraflar bu konuda isticvap edilip açıklayıcı bilgi alınmalı, yapılan fazla ödeme varsa bu ödemelerin dava konusu aylar kirasına mahsup edilip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3- Mahkemece takas def'i ilk itiraz olarak değerlendirilip zamanında yapılmadığından reddedilmiştir. Takas talebi karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi def'i olarak da ileri sürülebilir. Kural olarak def'i olarak ileri sürüldüğü durumlarda değer savunmaların tabi olduğu yasa ve usul hükümlerine tabidir. Bu nedenle 10 günlük cevap süresi içinde ileri sürülmelidir. Cevap süresinde yapılmayan takas def'i savunmanın genişletilmesi yasağına tabidir. Ne var ki süresinde yapılmayan takas def'i için karşı tarafın ( davacı ) takas def'inin süresinde yapılmadığından bahisle karşı koyması gerekir. Davalıya dava dilekçesi 26.5.2001 tarihinde tebliğ edilmiş, takas def'ini içeren cevap dilekçesini 2.7.2001 tarihinde vermiştir. Cevap dilekçesinin 17.7.2001 tarihli celsede davacı vekiline tebliğ edilmesi üzerine davacı kabul etmiyoruz beyanında bulunmuştur. Bu beyan cevap dilekçesi içeriğindeki savunmaların doğru olmadığına yöneliktir. Davacı, cevap dilekçesinin süresinde verilmediği için savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olduğunu savunmamıştır. Kaldı ki davalı icra takibine itiraz dilekçesinde de depozitonun takas edildiğini açıkça bildirmiştir. Bu nedenle mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulup sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, mahkemece takas def'ini ilk itiraz olarak kabul edilip resen gözetilerek reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ), ( 2 ) ve ( 3 ) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.5.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy