(4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki feshin haksızlığının davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı kurum ile aralarında ilaç alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmelerinin sahte ilaç fiyat kupürlerinin reçetede yer alması ve kuruma fatura edilmesi nedeniyle 7 yıl süre ile feshedildiğini, feshin haksız olduğunu ileri sürerek, fesih işlemini geçersizliğine yürürlülüğünün devamına, muarazanın menine karar verilmesini istemiştir.
Davalı işlemin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında Emekli Sandığı ile Türk Eczacılar Birliğinin imzaladığı protokol hükümlerine uygun olarak düzenlenen sözleşmenin feshini gerektiren Hususlar Başlıklı III bölümünün 1/k fıkrasında sahte olarak bastırılmış ilacı fiyat kupürlerinin tanzimi ve kullanılması, sahte reçete tanzim ve kullanılması şeklinde düzenlenmiş olup, davacı eczanenin sözleşmenin bu maddesi uyarınca sahte ilaçları reçetelere fatura etmesi nedeniyle sözleşmesi fesih edilmiştir. Yerel mahkeme, Cumhuriyet Savcılığının Hazırlık Tahkikatı sonrasında, davacı Eczane sahibi hakkında sattığı ilaçları dava dışı kurtuluş Eczanesinden ilaç değişimi aldığı ve ilaç kupürlerinin sahte olduğunu bildiğine dair her hangi bir delil elde edilemediğinden takipsizlik kararı vermesine ve sözleşmenin III. Bölümünün 1/k maddesinin eczane sahiplerini kasti eylemlerinin müeyyideye bağladığını, bu koşulun davada gerçekleşmediğini gerekçe göstererek davayı kabul etmiştir. Hukuk mahkemesi Cumhuriyet savcılığının verdiği takipsizlik kararı ötesinde ceza mahkemesince verilen maddi olguyu saptamayan beraat kararları ile de bağlı değildir. İlacın dava dışı başka bir eczaneden alınması da, davacının kastının bulunmaması da davacıyı sorumluluktan kurtarmaz. Hukuk hakimi, kendisine intikal eden sorunları, sözleşme hükümlerine, sözleşmede hüküm yoksa Borçlar Kanunu hükümlerine göre çözmek zorundadır. Eczacılık mesleği ile iştigal eden davacının tacir olması nedeniyle basiretli bir iş adamı gibi davranması gerekir, dava dışı eczaneden satın aldığı kupürlerde tahrifatın yapıldığı teftiş raporlarında da belirlendiğine göre bunu bilebilecek durumda olması gerekir. Dosyada yer alan diğer deliller ve değinilen bu yönler gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 20.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy