(2004 S. K. m. 72)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Dilek Karaçakır ile davacı vekili avukat Aytekin Bişkin'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı bankadan 2001 yılında sonu 2907 ile biten kredi kartı aldığını, kendisine Nisan 2003 de sonu 1084 ile biten kredi kartı borcu olarak 1.011.886.361 TL.lik hesap ekstresi gönderildiğini, bu kredi kartı ile üç ayrı yerden cep telefonu alındığının tespit edildiğini, kendisinin böyle bir harcamasının olmadığını, sliplerdeki imzaların kendisine ait olmadığını ileri, sürerek borcu olmadığından tespitini talep etmiştir.
Davalı, davacının kayıp bildirimde bulunduğunu, o tarihe kadar olan harcamalardan davacının sorumlu olduğunu, sonu 1084 ile biten kartın kayıp diye yeniden çıkarılıp kuryenet ile davacıya teslim edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 1084 nolu kredi kartı tesliminin kanıtlanamadığına dayanılarak davanın kabulüne borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında 22.08.2000 tarihli kredi kartı sözleşmesi olduğu ve bu sözleşme gereği davacıya sonu 2907 olan kredi kartının verildiği sabittir. Davacı Nisan 2003 te bildirilen ekstrede ki sonu 1084 ile biten kredi kartının kendisine ait olmadığını ileri sürmekle davalının kayıp bildirmesi sonucu bu kartın çıkarılıp kuryenet vasıtası ile imza karşılığı davacıya teslim edildiğini bildirmektedir. Davacı banka tarafından kaybolduğu bildirilen sonu 2907 ile biten kredi kartını dosyaya ibraz etmiş ve böyle bir bildirimde bulunmadığını, sadece 1084 nolu kredi kartının kendine ait olmadığını bildirdiğini bu aşamada bu kart için böyle bir form doldurulmuş olabileceğini ileri sürmüş, kuryenet teslim tutanağındaki imzayı da kabul etmemiştir. Kuryenet teslim tutanağında tarih 02.10.2001 dir. Kayıp çalıntı formu ise 1084 nolu kart için 15.04.2003 de düzenlenmiş olup davacı imzası da bulunmamaktadır. Davalı banka tarafından 2907 nolu kredi kartı için davacı tarafından yapılmış bir kayıp çalıntı bildirimi ibraz edilememiştir. Davacının 1084 nolu kartı kuryenet tarafından kendisine teslim edildiğini kabul etmediğini ve imza inkarında bulunduğu gözetilerek uyuşmazlığın çözümünde 1084 nolu kartın davacıya teslim edilip edilmediği büyük önem arz ettiğinden; mahkemece kuryenet teslim belgesi aslının ibraz edilip davacıdan alınacak ve toplanacak imza örnekleriyle bilirkişi vasıtasıyla teslim tutanağındaki imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 375.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 23.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy