(1086 S. K. m. 337)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıların sıkıntılı halde kalmaları sebebiyle talepleri üzerine kendilerine, değişik tarihlerde banka havaleleriyle toplam 96.970. Dolar borç verdiğini, ancak, ödeme yapılmadığını ileri sürerek 96.970. Doların en yüksek banka faiziyle birlikte ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının faiz karşılığı para temin eden bir kişi olduğunu, bir kısım borç verdiyse de, bunu fazlasıyla tahsil ettiğini, davacının Toprakbank aracılığı ile yaptığı havale karşılığının teminat olarak aldığı pek çok çek ve senedi takibe koyarak haksız kazanç elde ettiğini, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının davalıya havale göndermiş olmasının alacaklı olduğunun kanıtı sayılmayacağı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamamsına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalılar cevap dilekçelerinde Toprakbank havalesi ile gönderilen parayı fazlasıyla iade ettiklerini savunmuşlardır. Hal böyle olunca, alınan paranın ödendiğini, davalıların kanuni delillerle kanıtlaması gerekir. Dosyaya ibraz edilen belgelerden, Toprakbank şubesinin 19.3.1998 günlü havalesi ile davacı tarafından davalı Müşfik'e 10.800.000.000 TL, gönderildiği, havalede bir meşruhatın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalılar cevap dilekçesindeki açıklamaların da davacının Toprakbank şubesinden gönderdiği bedel karşılığını, teminat olarak verdikleri çek ve senetlerle ödediklerini, özellikle, davacının eşine ilişkin dairenin Müşfik Karakurt'un aldığı banka kredisine teminat olarak ipotek verildiğini ve karşılığında 20.000.000.000 TL bedelli çek verdiğini davacının 3.şahıslar cirosu ile takip yapıp alacağını fazlası ile tahsil ettiğini ileri sürerek ödeme makbuzları ibraz etmişlerdir. Kural olarak, ödeme makbuzları borcu sona erdiren sebeplerdendir. Davalı da, bu ödeme makbuzlarına dayanarak borcu ödediğini bildirmiş, bilgisine başvurulan bilirkişi ise, dosyaya ibraz edilen ödeme makbuzlarını gözetmek suretiyle davalıların 10.000 dolar ve 11.962.000.000 TL ödediklerini bildirmiştir. Ne var ki, dosya içerisinde yer alan İcra Müdürlüğü'nün 1999/2305 esas s. dosyasının dayanağının, keşidecisinin davalı Mümtaz Karakurt olan 20.000.000.000.TL bedelli hamiline çek olduğu anlaşılmaktadır. Anılan icra takibi ise, iş bu davada taraf olmayan 3. kişi tarafından yapılmış olup, icra dosyasına yapılan bir kısım ödemeler dosyasına bir kısım ise dosya numaraları yazılmak suretiyle takip alacaklısının vekillerine yapıldığı gözlenmiştir. Eldeki davada hükme dayanak alınan bilirkişi raporundaki makbuzlar ile icra dosyasındaki makbuzların, değişik anlatımla her iki dosyadaki ödemelerin hangi borca ait olduğu açık ve belirgin değildir. Davalılar savunmalarında Toprakbanktan gönderilen havale bedelini ödediklerini bildirdiklerine göre, bu bedel yönünden borcu kabul etmiş olup, ödemeleri ispat etmesi gerekir. Oysa yerel mahkemece değinilen bu yön gözetilmeden davanın tamamen reddine karar verilmiştir. Mahkemece az yukarda açıklanan hususlar gözetilerek gerekli araştırma ve inceleme yapılarak, icra dosyasındaki borç ile Toprakbank'tan gönderilen havale bedellerinin aynı borca ve hukuki ilişkiye ilişkin olup olmadığının araştırılması, ödemelerin eldeki dava dışında başka borca ilişkin olması halinde iş bu davadaki borcun ödenmediği gözetilerek bu havale bedeli üzerinden davalıya Müşfikten yemin dahil olmak üzere her türlü kanuni delilleri sorulması, hasıl olacak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Eksik inceleme sonucu yanlış değerlendirme sonucu yazılı biçimde karar tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda açıklanan 1. bent gereğince davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince, temyiz edilen kararın davacı yararına bozulmasına, peşin harcın istem halinde iadesine, 27.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy