(818 S. K. m. 405)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı şirket ile aralarında 29.10.2002 tarihinde Badem Sitesi B2 Blok Daire 15'de bulunan taşınmazın satışı konusunda tellallık sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşme gereğince davalıya verdiği senet bedelini ödediğini, ancak tapuda taşınmazın iskanının olmadığının anlaşıldığını, bu durum hukuki bir ayıp olduğunu, hukuki ayıplı bir malı almaya zorlanamayacağını, davalının sözleşmeyi sonuçlandıramadığından ücrete hak kazanamadığını ileri sürerek, sözleşmenin iptali ile 5.000.000.000 TL.nin 30.10.2002 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınmasını istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taşınmazın satışında her şeyden önce taşınmazın ayıptan ari olarak satışı, akdin esaslı unsurlarındandır. Oysa tellallık sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra, tapuda devir esnasında taşınmazın iskan ruhsatının olmadığının öğrenilmesi üzerine davacı satıştan vazgeçtiğini ileri sürmüş olup, gerçekten de taşınmazın iskanının bulunmadığı dosyadaki belgelerden ve davalının dolaylı cevabından anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mevcut bulunan ayıp nedeniyle, davacının alımdan vazgeçmesi haklı bir sebebe dayanmaktadır. Her ne kadar, 29.10.2002 tarihli sözleşmede davacıyı bağlayıcı nitelikte 06.11.2002 tarihinde satış bedelini ödemeyerek taşınmazı üzerine almadığı takdirde hizmet bedeline mahsuben ödemiş olduğu 5.000.000.000 TL bedelli 30.10.2002 tarihli senedi geri almayacağını, iş bu bedelin alıcı ve satıcının ödemekle yükümlü olduğu hizmet bedeli olarak Ltd. Şti. uhdesinde kalacağını ve bu senedin 30.10.2002 tarihinde adı geçen gayrimenkulü tapuda üzerine almadığı taktirde senedin tahsile konacağı ibareleri var ise de; akdin icrasına aracılık eden tellalın ücrete hak kazanabilmesi için BK. 405. maddesi gereğince; yaptığı hazırlık veya icra eylediği tavassut akdin icrasına müncer olunca, tellal ücrete müstahak olur. Akdin icra edilmemesinde davacıya isnat edilecek bir kusur bulunmadığına ve davacının iskanı alınmamış taşınmazı satın almaya taahhüt ettiğine ilişkin sözleşmede bir açıklık olmadığına göre, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi yazılı düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy