(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davalı, telefon abonesi olan davalının kurum personeliyle anlaşıp, kendisine ait telefonun (s) tellerini söktürdüğünü, böylece telefonun kontör atışını engellediğini, telefonu otelde kullandığını olayı müfettişlerinin ortaya çıkardığını, personellerinin halen ceza mahkemesinde yargılandığını davalının haksız menfaat elde ettiğini hesapladıkları kontör miktarı karşılığı olan 14.629.140.000 TL ve bunun işlemiş faizi yönünden icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, telefonun otelin bitişiğindeki yazıhanede bulunduğunu, otelle ilgisinin bulunmadığını, tahakkuk ettirilen tüm fatura bedellerini ödediğini, davacının kendi personelinin kusuruna dayanarak talepte bulunamayacağını, ceza dosyasının sanığı olmadığı savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, müfettiş raporuna göre telefonlardaki (s) tellerinin sökülmesinin abonenin bilgisi dışında gerçekleştiği, ceza dosyasında davalının değil davacı personelinin yargılandığı, davacının zararını kendi personelinden isteyebileceği, kaldı ki muhtemel zararını ve davalının olayla ilgisini ispat edemediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki belge ve bilgiler ile özellikle 08.06.2002 tarihli Tutanak başlıklı belge ile davacı idare yetkilerinin hazırladıkları 10.10.2002 tarihli soruşturma raporu kapsamından ve diğer evraklardan davacıya ait telefonun dava dışı Erciyes Oteli ile irtibat halinde olduğu, yol verme fişinin çekili olması nedeniyle bağlantının kesik olduğu, anılan telefonun kontör adedinin 1998 yılı Aralık ayında 8909, 1999 yılı Ocak ayında 8331 olmasına rağmen bu tarihten 2001 yılının Ocak ayına kadar aylık ortalama 411 kontör olduğu, bundan sonraki dönemde 10 aylık toplam kontör sayısının aylık ortalamasının 8364 olduğu, davacının da aylık kontör sayısını 8364 baz alarak hesaplama yapmak suretiyle aradaki farktan dolayı talepte bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı her ne kadar savunmasında olayla ilgisinin bulunmadığını, tahakkuk ettirilen ücretleri ödediğini, davacının zararı mevcut ise personelinden alması gerektiğini dile getirip, davanın reddini istemiş, Mahkemece de benzer gerekçelerle dava reddedilmiş ise de, davalının davacı personeli ile atfedilen fiili birlikte gerçekleştirmesi halinde haksız fiil sorumluluğu aksi halde sebepsiz zenginleşme nedeniyle sorumluluğu bulunmaktadır. Öyle ise mahkemece, davada dayanılan sözleşme ve davacı idareye ait yönetmelik getirtilmeli konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla mahallinde keşif yapılmak suretiyle iddia edilen (s) tellerinin çekildiği yerin davalının hakimiyeti altında bulunup bulunmadığı, bu tellerin çekilmesinin kontör atışına ne gibi etkisi olduğu ve bu etkinin davalıya menfaat sağlayıp sağlamadığı, sağlamışsa parasal karşılığı sözleşme ve yönetmelik hükümleri de dikkate alınmak suretiyle belirlenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu husus gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy