(2004 S. K. m. 67) (4721 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı, davalı tarafından da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat muharrem Tufan ile davalı vekili avukat akın Yakın'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan Salih Yöndem'e kendisine ait taşınmazın satım için vekalet verdiğini, taşınmazın satıldığını, bedelinin kendisine ödenmediğini, alacağının tahsili için yaptığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı Salih Yöndem, paranın davacının talimatı doğrultusunda diğer davalı Osman Yöndem'e verdiğini davalı Osman Yöndem ise parayı davacıya teslim ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Osman Yöndem hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalı hakkında reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı Osman tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Osman'ın temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, vekili olarak taşınmazı satan davalı Salih Yöndem'in satış bedelini kendisine ödemediğinden bahisle bu davayı açmıştır. Vekil üstlendiği işi, vekil edenin talimatı doğrultusunda yapmak ve yaptığı işin hesabını ona vermek zorundadır. (BK. 389-392 maddesi) davalı Salih, satış bedeli olan parayı diğer davalıya teslim ettiğini savunmuş ve buna ilişkin belge ibraz etmiş ise de, Osman Yöndem davacı Nuran'ın vekili olmadığı gibi satış bedelinin bu davalıya verilmesi hususunda kendisine davacı tarafından talimat verildiğini davalı Salih
'ın ispat etmesi gerekir. Davalı Salih bu yöndeki savunmasını ispat edecek belge ve delil getirmemiştir. Böyle olunca Salih yaptığı işin hesabını vekil edeni davacıya vermek ve aldığı satış bedelini ödemekle yükümlüdür. Mahkemece tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı Salih Yöndem hakkında da davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şeklide hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bent gereğince temyiz eden davalının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 13.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy