(4822 S. K. Geç. m. 1) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan almış olduğu kredi kartı nedeniyle borcunu ödeyemeyerek temerrüde düştüğünü, 4822 sayılı Yasadan yararlanmak için süresinde davalıya başvurduğunu, ancak çıkarılan ödeme planının Yasaya uygun olmadığını ileri sürerek, yapmış olduğu ödemeler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile takibe konu edilen alacaktan dolayı davalının davacıdan 604.815.448 TL fazla tahsilatta bulunduğu anlaşıldığından bu bedelin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının, davalı bankadan almış olduğu kredi kartına ilişkin borcunu ödeyememesi üzerine banka tarafından 13.12.2001 tarihinde takip başlatıldığı, davacının 4822 sayılı Yasadan faydalanmak için 1.4.2003 tarihinde başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda başvuru tarihi itibariyle 4822 sayılı Yasanın geçici birinci maddesine göre davacının ödemesi gereken borç miktarı 4.765.184.552 TL olarak tespit edilmiş, davacının başvuru tarihinden 18.2.2005 tarihine kadar yapmış olduğu toplam 5.370.000.000 TL'lık ödeme dikkate alınarak banka tarafından 604.815.448 TL fazla tahsilat yapıldığı belirtilmiş, mahkemece de fazla tahsilatın davacıya iadesine karar verilmiştir. Oysaki 4822 sayılı Yasa gereğince başvuru tarihi itibariyle tespit edilen alacak miktarı 12 eşit taksitle ödenmesi gerektiğinden, 12 ay geçirildikten sonra yapılan ödemelere temerrüt faizi uygulanması zorunludur. Bu nedenle bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle davacının 12 aydan sonra yapmış olduğu ödemelere temerrüt faizi uygulanarak Bankaya ödenmesi gereken toplam miktar belirlenmeli, sonucuna göre davacının fazla ödemesinin olup olmadığı tespit edilmelidir. Mahkemece açıklanan husus göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy