(818 S. K. m. 61) (1086 S. K. m. 356)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya iki sene önce bugünkü değeri 952.000.000 TL olan 17 ton pancar teslim ettiğini, üç sene önce 1500 Mark ödünç verdiğini, iki sene önce de 7 torba nitrat, 1200 kg buğday, 40 kg fasulyeyi ödünç olarak verdiğini, ancak aynen veya bedellerinin iade edilmediğini ileri sürerek, dava tarihi itibariyle toplam alacağı olan 2.484.000.000 TL'nin faizi ile birlikte ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacıdan hiçbir şekilde ödünç para veya mal almadığını, davacının 1998 senesinde kendisine ait 40 dönüm tarlayı icarla ektiğini, dava dilekçesinde belirtmiş olduğu şeyleri de icar bedeli olarak verdiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının çeşitli kalemler nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu, davalının ise dava dilekçesinde sayılan para ve malların kendisine icar bedeli olarak verildiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde belirtmiş olduğu para ve malları davalıya ödünç olarak verdiğini ileri sürmüş, davalı ise ödünç ilişkisini inkar ederek, belirtilen kalemleri icar bedeli olarak aldığını bildirip gerekçeli inkarda bulunmuştur. Bu durumda davacı, davalıya çeşitli kalemler nedeniyle ödünç verdiğini yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. Tarafların 24.9.2002 tarihli celsedeki açık muvafakatleri gereğince mahkemece tanık beyanlarına başvurulmuşsa da, yeminle dinlenen davacı tanıklarının görgüye dayalı bir bilgilerinin olmadığı, duyumdan kaynaklanan ve kesin miktar da belirtmeyen şekilde beyanda bulundukları anlaşılmaktadır. Dinlenen davacı tanıkları bu nedenle, davacı iddiasını kanıtlamaya yeterli değildir. Bunun haricinde davacı, iddiasını doğrulayan başka bir delil de getirememiştir. Davacı mevcut delillerle iddiasını kanıtlayamamıştır. Ne var ki davacı dava dilekçesinde v.s deliller demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, mahkemece davacıya, dava dilekçesinde bildirmiş olduğu iddialar nedeniyle davalıya yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve ispat yükü ters çevrilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy