(818 S. K. m. 113) (1086 S. K. m. 417)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı Yaşar Asil ile evli iken boşandıklarını, davalılar aleyhine 1999/380 esas sayılı davayı açtığını, o davada fazlaya dair hakları saklı tutularak 500.000.000 TL.nın tahsiline karar verildiğini belirterek 500.000.000 TL.nın 1999/380 esas sayılı davanın açıldığı tarih olan 5.7.1999 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek faizinin, 1999/380 esas sayılı davada bilirkişi raporunda belirlenen fazla hakkı olan bakiye 833.750.000 TL.nın faiziyle birlikte tahsilini, ayrıca senede bağlı toplam 261.42 gram altının dava tarihinden itibaren faizi ile tahsilini istemiştir.
Mahkemece, 1999/380 esas sayılı davada hükmedilen 500.000.000 TL.nın işlemiş faizi olan 321.805.556 TL. ile önceki davada bilirkişi raporunda belirlenen bakiye bedel olan 833.751.000 TL.nın 5.7.1999 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, altın bedeli olan 3.379.016.103 TL.nın dava tarihi olan 13.2.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Yaşar Asil'den tahsiline, bu miktarla ilgili davalı Afşar Asil hakkındaki davanın reddine, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmiş hüküm davalılar tarafından temiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- BK.nun 113/1 maddesi uyarınca asıl borç tediye ile veya sair suretle sakıt olduğu takdirde, kefalet ve rehin ve sair feri haklar dahi sakıt olur. Aynı kanun maddesinin 2. fıkrasında da, evvelce işleyen faizleri talep hakkının mahfuz bulunduğu beyan edilmiş, veya hal icabından neşet eylemiş olmadıkça bu faizler talep olunamaz hükmü mevcuttur. Anılan yasa hükümleri uyarınca bir alacağın aslını alan kişinin önceki işleyen faizleri talep hakkını saklı tutmaması halinde artık bu faizleri talep etme hakkının bulunmadığının kabulü zorunludur. Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/380 esas sayılı dava dosyasında davacı Ayten Turak lehine hükmedilen 500.000.000 TL.nın tahsili için davacı Ayten'in 25.8.2000 tarihinde icra takibinde bulunduğu ve bu miktarı 30.1.2001 tarihinde ihtirazi kayıtsız olarak icra dosyasından 672.000.000 TL. olarak tahsil ettiği anlaşılmaktadır. Davacı icra dosyasından parayı alırken faiz isteme hakkını saklı tutmadığı ve eldeki davada daha sonraki bu tarihte açıldığı için davacı artık bu davada önceki davadan dolayı hükmedilen 500.000.000 TL.nın işlemiş faizini talep etme hakkına sahip değildir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek önceki davada hükmedilen 500.000.000 TL.nın işlemiş faizine yönelik talebin reddine karar verilmesi gerekirken bu kalem isteğin kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3- Davalı Afşar Asil hakkında, altınların bedelinden dolayı açılan dava bu davalı yönünden reddedilmiş olduğu için davada hükmedilen tüm miktarlar yönünden davalı Afşar Asil hakkında yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Mahkemece bu yön gözetilerek, davalı Afşar Asil hakkında sadece aleyhine hükmedilen miktarlar yönünden hesaplanacak yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tümünden sorumlu tutulmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan hükmün 2. bent uyarınca davalılar, 3. bent uyarınca da davalı Afşar Asil yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy