(2004 S. K. m. 67, 68)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan Hülya Asıl'ın tüketici kredisi kullandığını, diğer davalıların da sözleşmeyi kefil olarak imzaladıklarını, gönderilen ihtarnameye rağmen borcun 7.865.710.454 TL. lık kısmının ödenmediğini, girişilen icra takibine de davalıların itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, takip tarihinden önce de takip tarihinden sonra da ödemede bulunduklarını, borcun fazlasıyla ödendiğini savunarak davanın reddine, %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve ek raporu esas alınmak ve davalı tarafın 3.386.271.143 TL olan borcun 2.579.000.000 TL. lık kısmını icraya itiraz aşamasında kabul ettiği de göz önünde bulundurmak suretiyle bakiye 807.271.143 TL üzerinden itirazın iptaline, %40 tazminatın tahsiline icra takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalılardan Hülya Asıl'a karşı Trabzon İcra Müdürlüğünün 2002/3259 esas sayılı takip dosyası ile diğer davalı kefillere karşı da yine aynı İcra Müdürlüğünün 2002/3260 esas sayılı takip dosyası ile 12.8.2002 gününde alacağın tahsili amacıyla takip başlatmış olup, davalıların tamamına ödeme emri 14.8.2002 gününde tebliğ edilmiş olmasına karşın ödeme emri henüz taraflara tebliğ edilmeden davalılardan Hülya Asıl 13.8.2002 günü dekontla davalı bankaya davaya konu borç nedeniyle 600.000.000 TL ödemede bulunmuştur. Bu durumda ödeme emrinin tebliğinden önce ödenen 600.000.000 TL.lık borçtan ve bu miktara isabet eden inkar tazminatından davalılar sorumlu değildir.
Mahkemenin bu hususu gözardı ederek 600.000.000 TL.dan da davalıları sorumlu tutmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- Mahkemece, kabul ve reddedilen miktara göre yargılama masraflarının hesabı yapılırken davalıların ödediği bilirkişi masrafının hesaplamada dikkate alınmaması doğru değildir. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenle davacının temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 29.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy