(818 S. K. m. 390)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 97 FH 690 plakalı otomobilini satması için davalıya ait galeriye bıraktığını, ancak ertesi gün aracın çalındığının bildirildiğini, hırsızlık olayının aracın davalının sorumluluğunda olduğu dönemde gerçekleştiğinden zararını davalının karşılaması gerektiğini ileri sürerek 4.000.000.000 TL. sının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, aracın kendisine teslim edilmediğini, galeride olmadığı gün davacının anahtarı ve ruhsatı galeriye, aracı da dışarıya park edip gittiğini, araç çalınınca davacıya yardımcı olmak amacıyla karakola başvurduğunu, sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı satılmak üzere davalıya ait galeriye bıraktığı aracın çalındığını bildirerek tazminat talebi ile bu davayı açmıştır. Davalının 17.10.2003 tarihli cevap dilekçesi, duruşmada alınan beyanları ve 12.3.2003 tarihinde Bahçelievler Karakolunda verdiği ifade içeriğinden, davacıya ait aracı satmak üzere teslim aldığı ancak aracın davalıya teslim edildikten sonra galerinin önünden çalınarak kaybolduğu anlaşılmaktadır. Davalı, davacının aracını vekaleten satmak üzere teslim aldığına göre vekil olarak bu görevini en iyi şekilde yapmak, aracın muhafazası için gerekli tedbirleri almak zorundadır. Davalı her türlü emniyet tedbirini aldığı halde aracın kaybolduğunu, kendisinin sorumlu olmadığını ispat edemediği sürece davacının uğradığı zarardan sorumludur. Ayrıca vekil B.K.nun 390. maddesi gereğince vekaleti iyi bir surette ifa ile mükellef olup en ufak kusurundan dahi sorumludur. Öyle olunca davalının davacının uğradığı zararı tazmin etmesi gerekir. Mahkemece davacının zararı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy