(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 44, 96, 98)
Dava: Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, adına tahsis olunan telefona ait abonman sözleşmesi yapılırken 900lü hatlara kapalı olmasını istediğini, Ekim 2001 ayı telefon faturasının 235.000.000 TL gelmesi nedeniyle ayrıntı istediğinde 900lü hatlarla görüşme yapıldığının anlaşıldığını, tekrar bu hatlara kapatılmasını istediğini, bu arada 128.500.000 TL'lik bir fatura daha geldiğini, davalı idarece personel hatası nedeniyle hattın açık bırakıldığının kabul edildiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranarak hizmet kusuru işlediğini, görüşme bedelleri ödenmeyince davalının telefonu görüşmeye kapattığını, aslında 900 lü görüşme bedellerinden sorumlu olmayacağını, telefonun kapatılması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek 900lü görüşme bedellerinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile hattın görüşmeye kapatılması nedeniyle uğradığı 1.000.000.000 TL maddi tazminat ve 250.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, akte aykırılık bulunmadığını, tüm kusurun tedbir almayan davacıda olduğunu, itiraz üzerine yapılan incelemede davacının çırağının dava konusu görüşmeleri yaptığının anlaşıldığını, savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dosyada mevcut 24.1.2002 tarihli davalı idare yazısında, davacı adına kayıtlı telefonun 900lü görüşmelere kapalı olarak tesis talebinde bulunulduğu, 7.11.1994 tarihinde taraflar arasında imzalanan sözleşmede talep gibi tesis esnasında 900e kapamasının yapıldığı, bilahare icra müdürlüğünün yazısı üzerine telefonun görüşmeye kapatılmasından sonra 17.7.1995 tarihli açma yazısına istinaden açıldığı sırada iş yoğunluğu nedeniyle 900e açık kaldığı, sehven açık kalma hususunda personelin uyarıldığı ancak görüşmenin davacı telefonundan yapılması nedeniyle faturanın ödenmesi gerektiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Davacı sözleşme yapılırken hattın 900lü aramalara kapalı olmasını istemiş, davalının kabulünde olduğu gibi personel hatası nedeniyle hat 900lü aramalara açılmıştır. Hal böyle olunca davalı idarenin sözleşmeye aykırı davrandığı, sözleşmenin kendisine yüklediği edimin ifasında özen göstermeyerek, ihmalinin bulunduğu açıktır. O halde meydana gelen zarardan BK. 96 maddesi uyarınca davalı sorumludur. Ne var ki B.K. nun 98. maddesi delaletiyle aynı yasanın 44/1 maddesi hükmüne göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödeyecek olanın durumunu diğer surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Buna göre davaya konu olayda BK. 44 maddesinin uygulanması açısından olayın somutlaştırılarak davacı durumuna, telefonun tesisli bulunduğu iş yerinin özelliklerine göre ve davacının bu konudaki açıklamaları da saptanıp kanıtları alınarak, davalının da karşı görüş ve kanıtları istenip toplanarak olayın özelliği netleştirilmeli ve BK. 44. maddesinin uygulanmasına etki yapacak subjektif nedenler belirlenip değerlendirilmeli, davacının telefonun 900lü hatlara kapatılmasına dair talimatına rağmen, telefonu 900lü hatlara kapatmayarak olayda davalı idarenin asli kusurlu olduğu da göz önünde tutularak, 900lü hatlar için tarafların müterafik kusurları konusunda, uzman bilirkişiden rapor alınmalı, taraflara izafe edilecek kusur oranları belirlenmeli, hasıl olacak sonuç çerçevesinde hak ve nesafet kuralları da nazara alınarak 900lü hat ile yapılan konuşmalardan dolayı tahakkuk eden miktardan indirim yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekir.
Mahkemece bu yönler gözardı edilerek ve delillerin yanlış değerlendirilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy