(1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı davacı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Seyfulah Güngör ile davalı Halil Bulmuş ve vekili avukat Faris Doğan Yiğit'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya işlerini yürütmesi için genel vekaletname verdiğini, ancak davalının hesap vermediğini, elde ettiği gelirleri ödemediğini bu nedenle vekaletten azledildiğini, ileri sürerek, 144.500 DM.nin fiili ödeme tarihindeki kuru üzerinden TL. olarak tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş, karşı dava ile de vekalet ücreti ve diğer alacakları tutarı 43.350 DM.ın fiili ödeme tarihindeki kur bedeli üzerinden ödetilmesini istemiş, birleşen dava ile de davacının müdahalesinin men'i ile ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 8.329.063.146 TL.nın döviz üzerinden olanların kur üzerinden karşılığı ile davalıdan tahsiline, karşı dava açısından toplam 5.900.000.000 TL.nın davacıdan tahsiline, döviz üzerinden olanların kur karşılıklarının tahsiline,birleşen dava açısından davacının müdahalesinin meni ile 1.318.955.000 TL.nın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- HUMK. nun 388/son maddesi gereğince hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı Kanunun 389 maddesinde de, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır.
Somut olayda, davacı ve davalı karşı davasında DM üzerinden talepte bulunmuş, mahkemece de istek kalemlerinin TL. değeri yazıldıktan sonra başkaca açıklama yapılmadan döviz üzerinden olanların kur üzerinden karşılığı ile davalıdan tahsiline şeklinde karar verilmiştir. İnfazda tereddüt uyandıracak nitelikte bulunması nedenleriyle mahkemece verilen karar, HUMK. nun 388. maddesine uygun değildir. Mahkemece, HUMK.'nun 388. maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün BOZULMASINA. (2) numaralı bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, 05.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy